Merhaba Verlag und Werbeagentur
Ana Sayfa Hakkımızda 2012 Sayıları
Reklam İletişim

Güney Almanya'nın en büyük Türkçe gazetesi

Sayı: 411 - 02.02. - 15.02.2012 Son sayı için tıklayın
Nerede
  Ana Sayfa
  Hakkımızda
  2012 Sayıları
  Fiyat Listesi
  Reklam
     Başvurusu
  Baskı Tarihleri
  İletişim / Kontak
 
  Arşiv [Sayfalar]
  Arşiv Haberler
  Newsletter
 
 
nerede 2011/12
 
Aradığınızı Bulmak İçin
Tıklayın!
Güney Almanya
İş Rehberleri
 


 
 


Dein PLZ:

 
Merhaba'dan Haberler

Zülfü Livaneli ile çok özel

Augsburg belediyesinde Altın Şeref Defterini imzaladıktan sonra buluştuğumuz Zülfü Livaneli ile, kısa bir röportaj gerçekleştirdik.

RÖPORTAJ: Ceren ÜNLÜ / Ufuk SAYIN / Serkan EROL 
Zülfü Livaneli ile çok özel
- Almanya´da birçok konser verdiniz. Hiç halk konseri de var mıydı bunların arasında?
- Birçok kentte halk konseri de verdik ve bunlar genelde çok coşkulu geçer. Konserlerimde şarkıların bir kısmını seyircilere emanet ederim. Ben susup, kolumu kaldırdığımda, onların sesi yükselir. Meydanda yabancılar da olacak. Böyle bir anda sessizlik olur mu diye hiç düşünmemiştim aslında.
- Her dilden ve ırktan insanın bir araya gelip, benzer festivaller düzenleyecekleri, Kürtçe, Lazca, Ermenice, Rumca şarkıları birlikte söyleyecekleri günler sizce yakın mı?
- Almanya bu multi-kulti dedikleri olaya uzun süre entegrasyon ve „Gastarbeiter“ açısından yaklaştı. Her fırsatta kültürel ilişki olarak görülmesi, sanatın bu kadar daraltılmaması gerektiğini hatırlattım. Bu anlayışın artık azaldığını görüyorum.
- Peki Türkiye´de niye yaşanmıyor bu durum?
- Bunun için aslında hiçbir engel yok! Sorun, Türkiye´nin Osmanlı travmasını hala yaşıyor olmasında. Cumhuriyet kurularak bir ulus yaratıldı; o dönemde haklı bir bölünme korkusu vardı. Bunun üzerinden neredeyse bir asır geçti ama ülke bu korkuyu atlatabilmiş değil. Kültürleri ifade etmek bölünme riski olarak algılanılmamalı artık. “Bu sorun nasıl çözülür” sorusuna yanıtım sadece şudur: Halkların onurlarına hitap etmeden sorun çözülemez! Yaşar Kemal´in bir anısı vardır. Van´da yaşlı bir adamcağız gelir yanına ve sorar: Yaşar abi, Kürtçe diye bir dil yok mu? Bizim hiç yazarlarımız yok mu?“ Yaşar Kemal „Olmaz olur mu hiç!“ der ve saymaya başlar. Adamın verdiği yanıt ise „E peki o zaman neden bana, sen yoksun diyorlar?“ Bir dile, bir kültüre yokmuş muamelesi yapamazsın. „Körler görmese de yıldızlar vardır“ der Nazım Hikmet bir şiirinde; dünyanın açıklaması budur işte.
- Anılarınızdan oluşan „Sevdalım Hayat“ adlı kitabınız da Almanca´ya çevriliyordu. Yayımlanma tarihi belli oldu mu?
- Bahar 2011´de piyasaya çıkacak. Kitaba konmak üzere Augsburg´ta fotoğraflar çekeceğiz.
- Siz çok yönlü bir sanatçısınız. Bu kadar çok alanda üretmeyi ve hepsinde neredeyse eşit derecede başarılı olmayı nasıl başarıyorsunuz?
- Bu benim için bir yaşam tarzı. Üretmeyi bıraksam, yaşayamam. Sanatın farklı dalları birbirinden çok da ayrı şeyler değildir. Bu, günümüzün tek bir konuda uzmanlaşma beklentisini yansıtıyor aslında. Hans Eisler´in benim yaşam felsefem gibi olan bir sözü vardır. „Sadece müzikten anlayan kişi, müzikten de anlayamaz.“
- Biraz da siyaset sorsak? Açılım ve Anayasa…
- Ben, “Demokratik Açılım”a destek verenlerdendim ve bu yüzden çok eleştirildim.
- O dönemde köşenizde „Doğru adımları kimin attığı önemli değildir; önemli olan devamının getirilip getirilmeyeceğidir“ demiştiniz.
- Aynen öyle. Ama maalesef söylemler haricinde hiçbir şey yapılmadı. Açılım, Meclis’te çıkarılan birkaç yasadan ibaret kaldı. Anayasa´yı da önemli birkaç değişikliği ön plana çıkarıp, kısacası kaktüsün üstünü şekerle kaplayıp, önümüze sundular. En doğru yol bu taslağı veto edip, yeni bir anayasa çalışmasına gidilmesidir. Fakat hükümetin ve siyaset içinde aktif rol alanların tamamıyla uzağında durarak yapılması gereken bir çalışma bu.
Teilen
2010-08/01-Sayı-375
Interna
Türk sinemasi Lido Senden'de
Ailem ve Ben
Takvim
Toker
Memmo Döner Bıçakları
Dis Doktoru - Kangal
Şahmaran Türkü Evi - Neu Ulm
Savehair - Ulm
Grafithek
T#&252rk Kitapevi
Integral
Aydoğan Elektronik
Avukatlık Bürosu KARAKAŞ
SAMANYOLU DÜĞÜN SALONU
Anwaltskanzlei KARAAHMETOĞLU & KOLLEGEN
Tekin

 

Ekin Deligöz  •  Federal Milletvekili  •  Bundestagsabgeordnete

Sevim Dağdelen  •  Federal Milletvekili  •  Bundestagsabgeordnete

Cem Özdemir  •  Parti Başkanı  •  Parteivorsitzender

Memet Kılıç  •  Federal Milletvekili  •  Bundestagsabgeordneter

KIZILAY  •  Türk Kızılayı  •  Türkischer Halbmond

ROTES KREUZ  •  Alman Kızılhaçı  •  Deutsches Rotes Kreuz

ai   •   Uluslararasi Af Örgütü   •   Amnesty International

İHD   •   İnsan Hakları Derneği   •   Türkische Menschenrechtsorganisation

UNICEF •  Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu  •  Kinderhilfswerk der Vereinten Nationen

ENAR   •   Avrupa Irkçılığa Karşı Ağ   •   Europäisches Netz gegen Rassismus

HDF   •   FÖDERATION DER VOLKSVEREINE TÜRKISCHER SOZIALDEMOKRATEN   •   SOSYALDEMOKRAT HALK DERNEKLERİ FEDERASYONU

DİDF  •  Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu  •  Föderation demokratischer Arbeitervereine

TGD  •  Almanya Türk Toplumu  •  Türkische Gemeinde in Deutschland

ATGB  •  Avrupa Türk Gazeteciler Birliği  •  Bund türkischer Journalisten in Europa e.V.

DİTİB  •  Diyanet İşleri Türk İslam Birliği  •  Türkisch-Islamische Union der Anstalt für Religion e.V.

AABF  •  Almanya Alevi Birlikleri  •  Alevitische Gemeinde Deutschland

TAVAK  •  Türk-Alman Bilim ve Araştırma Vakfı  •  Deutsch-türkische Stiftung für Bildung und wissenschaftliche Forschung

TAM  •  Türkiye Araştırmalar Merkezi Vakfı  •  Stiftung Zentrum für Türkeistudien

BTEU  •  Avrupalı Türk İşadamları Birliği  •  Bund türkisch-europäischer Unternehmer

TD-IHK  •  Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası  •  Türkisch-Deutsche Industrie- und Handelskammer