Merhaba Verlag und Werbeagentur
Ana Sayfa Hakkımızda 2020 Sayıları
Reklam İletişim Künye
Güney Almanya'nın en büyük Türkçe gazetesi
Sayy: 599 - 05.11. - 03.12.2020 Son sayı için tıklayın
Nerede
  Ana Sayfa
  Hakkımızda
  2020 Sayıları
  Fiyat Listesi
  Reklam
     Başvurusu
  Baskı Tarihleri
  İletişim / Kontak
  Arşiv [Sayfalar]
  Arşiv Haberler
 
 
nerede 2020/21
 
 
Spor 2020/21
 
 
Saglik 2019/20
 
 
Tatil 2020/21
 
 


Dein PLZ:

 
Merhaba'dan Haberler

Remseck’te “İpliği kaybetmeyin” sloganıyla başlatılan eylem

Gerilla tarzı Yün örme sanatı. Birlikte yapılan Yün İpliği çalışması sonuçları müthiş.

Gül Güzel (Remseck) 
Resim galerisi için tıklayın
Adına gerilla örgüsü denilen yünle örme sanatı yeniden aktüelleşti. Amerika’da başlayan ve son yıllarda Avrupa’nın da bir çok şehirlerinde yapılmaya başlanan, sütün, ağaç ve benzeri şeyleri süslemek için aksesuar olarak kullanılan yün ipliği örgüsü motifleri Remseck/Aldingen Protestan kilisesi bahçesini de süsledi.

Evangelist/Protestan kilisesi, Aldingen Bölgesi Kadın grubu bu sanatla örgü çalışmaları yaptı. Kadın grubunun, Korona pandemi sürecinde çalışılmayan tatil sürecinde yaptığı çağrı büyük yankıyla karşılık buldu. Yün ile yapılan bu çalışmanın sonuçları şimdi Kilise evinin bahçesinde büyük bir şehvet ile izleniyor. Sergilenen bu çalışmayı görüp de hayret etmemek mümkün değil.

Gerilla örgüsüne dair:

Örgü örmeyi, diliş dikmeyi ve tığ işi yapmayı sevenler, bu işi görünce hem seviyor hem de biraz gülümsüyorlar. Bu örgü işi, iğne ve ipliğin hünerli kullanımını içeriyor ve insanlık tarihinin neredeyse temel bir parçasıdır. Örneğin, Fransa’da, bitki liflerinin iplik şeklinde 90.000 yıl önce birbirine bükülmüş hali bulunmuştur. Antik Yunan çağında, ölüm ile hayatın birbiriyle bağlı olan ipliğini makasıyla kesip, ayıran kader tanrıçası Atropos’a inanılıyordu. Ve efsaneyi Theseus, Minotaur’u yendikten sonra, meşhur Ariadne ipliğini labirentinden çıkarttığı iddia edilir. Bu açıdan kadının yün ipliği ile üreticilini yeniden yaşama entegre etmek isteyen Remseck, Protestan cemaatinin kadın grubu da “Frauenzimmer”(Kadın odası) adını verdikleri bu çalışmayı yaz tatilinden önce gerçekleştirmek istemişlerdi. Grubun şimdiye kadar düzenli, yapmak istedikleri farklı eylemleri ne yazık ki bu sürede korona virüsünün kurbanı oldu. Ancak Gerilla sanatı yün ipliği elişi için yapılan çağrıyı, Remseck – Aldingen’deki kadınları Korona da engelleyemedi.

Can sıkıntısını atan hatta gizemli düşünceler ortaya çıkaran bir çalışma
Evangelist(Protestan) cemaatin kadın grubunda çalışmanın koşulları kişinin yeteneğiyle endeksli. Bu çalışmada, tasarım ve hayal gücünün sınırı yoktur. Kim gerilla örgü fikrine sahip ve katılmak isterse, en azından 15 x 15 santimetrekare büyüklüğünde örgü, kroşe veya dikim hazırlayacak. İşlemde gerilla üslubu yün ipliği örgüsü olacak. Aktivistlerin yaptıkları örgü sanatlarından oluşan motifleri, sokak tabelaları, direkleri, parmaklıkları veya ağaçları süsleyerek güzelleştirecek.

Aldingen’deki Margaret Kilisesi, Korona pandemi sürecinde de gerilla örgüsünün merkezi oldu. Böylelikle Tanrı’nın evi sadece tefekkür için değil, aynı zamanda yaratıcılık için de alan sunmuş oldu. Kilise kadın grubu yöneticisi Christa Majer- Kachler, çalışmalar hakkında bilgi vererek, ‘’yedi kadından oluşan bir kadın grubu, gerilla örgüsünün farklı sonuçlarını keşfettiğinde, Müzik eşliğinde bir açılış düzenledik. Başlangıçta kadınların 300’den fazla renkli karesi vardı. Kilise evinin toplantı bahçesinde ıhlamur ağacına asmaya yetecek kadar kare olmasını umuyorduk. Ancak beklentilerimizi çok aşan çalışmalar gerçekleşti. Örme işinin birçok Aldingen’li kadın için önemli olduğu görünüyor.

Böylece, çalışmalarda sevgiyle renkler sentezi düzenlenmiş oldu’’diyor. Grubun diğer yöneticisi Renate Krischker ise,’’Sadece ıhlamur ağacının değil, aynı zamanda çeşitli eserler salon bahçesindeki sütunlarda ve çitlerde dekore edildi. Ama sonunda örülen motiflerin 300 kareden fazla olması büyük bir sürpriz oldu. Aldingenli toplam 50 ila 60 kadının katkıda bulunduğunu düşünüyorum. Bu çalışma da gösteriyor ki, İşlediğimiz konular biz kadınlara ait. İpler sık sık erkekler tarafından çekilse de” diyor.

Kadınların yapmış olduğu çalışmalarda, örülen Karelerde çok çeşitli renkler ortaya çıkmış. Hem malzemelerde hem de motiflerde. Yakından bakıldığında örülen güneşleri, çiçekleri, tekneleri, balıkları, ayakkabıları, baykuşları keşfetmek mümkün. Bunların yanısıra Susanne Großmann’ın vardığı sonuç ise, “Kadınların sevdiği her şey vardı ama kadınların hoşlanmadığı bir şey de vardı. O da, Corona virüsü bile içeri sızdı.” Großmann, bazı kadınlar için örgü neredeyse bir tür bağımlılığa dönüştü. Neyse ki, bu bağımlılık kendini yok etmede değil, coşkulu yaratıcılıkta tezahür etti. Genel olarak her kesin erişilebildiği cemaat salonu bahçesini ziyaret edenler bunu zaten görebilir. Ağaç, sütün, bahçe çitlerine asılan bu motif kareleri kendileri düşene kadar asılı kalacak” diyor.
Teilen
2020-11/01-Sayı-599
metzgerei-marx
limousine-service-ulm
Takvim
Interna
Signboxx
Cigköftem
Grafithek
Designmatic
AK-SU
Sayfam
Dis Doktoru - Kangal
Aydoğan Elektronik
Avukatlık Bürosu KARAKAŞ
Merhaba TV
Anwaltskanzlei KARAAHMETOĞLU & KOLLEGEN