Uzmanlar: “Üç yıl süren uzun bir La Nina’dan sonra gelmekte olan ÅŸiddetli El Nino, yakın gelecekte sıcaklık rekorlarının kırılmasını neredeyse kesin hale getirdi”
AA (İstanbul)
BoÄŸaziçi Üniversitesi İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi ve Politikaları Uygulama ve AraÅŸtırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, önümüzdeki 5 yıl içinde bir senenin, ÅŸimdiye kadarki en sıcak yıl olan 2016’dan da sıcak olmasına neredeyse kesin gözüyle bakıldığını bildirdi.
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından yayımlanan ve artan sera gazlarıyla Pasifik Okyanusu sularını ısıtan El Nino olayının küresel ısınmayı rekor seviyeye ulaştıracağına vurgu yapan raporu AA muhabirine değerlendiren Kurnaz, kömür, petrol ve doğal gaz yoluyla atmosfere salınan karbondioksit ve diğer sera gazları nedeniyle küresel ortalama sıcaklıkların her geçen sene biraz daha arttığını belirtti.
Son yıllarda Pasifik Okyanusu’nda yaÅŸanan La Nina etkisiyle küresel ortalama sıcaklıkların rekor seviyeye ulaÅŸmadığına dikkati çeken Kurnaz, şöyle devam etti:
“Üç yıl süren uzun bir La Nina’dan sonra gelmekte olan ÅŸiddetli El Nino, yakın gelecekte sıcaklık rekorlarının kırılmasını neredeyse kesin hale getirdi. Bu rekorlar ülkemiz için olduÄŸu kadar ÅŸu an için sıcaklığın tehlikeli boyutlara ulaÅŸtığı Güney Asya için de büyük sorun yaratabilir. WMO, 2023-2027 arasında yıllık küresel ortalama yüzey sıcaklığının, 1850-1900 ortalamasından 1,1 ila 1,8 santigrat derece daha yüksek olacağını tahmin ediyor. Bu tahminin uç deÄŸeri olan 1,8 derece artış özellikle tarım sektörü açısından ciddi riskleri de beraberinde getiriyor olacaktır.”
Küresel ortalama sıcaklığın 1850-1900 ortalamasının 1,29 santigrat derecenin üzerinde olduÄŸu 2016’nın, ÅŸimdiye kadar insanlığın yaÅŸadığı en sıcak yıl olarak kayıtlara geçtiÄŸini hatırlatan Kurnaz, bunun en önemli nedenlerinden birinin Pasifik Okyanusu sularının normalden oldukça sıcak olmasını saÄŸlayan El Nino olayının ÅŸiddetli yaÅŸanması olduÄŸunu anlattı.
2022’deki küresel ortalama sıcaklığın bu ortalamanın 1,15 santigrat derece üzerinde olduÄŸunu aktaran Kurnaz, 2016’daki ÅŸiddetli El Nino olayından sonra Pasifik Okyanusu sularının serinlediÄŸini, bu durumun, küresel ortalama sıcaklıkların iklim deÄŸiÅŸikliÄŸine karşın 2016 yılı seviyesine ulaÅŸmasını engellediÄŸini ifade etti.
Kurnaz, “WMO’nun deÄŸerlendirmesinde 2023-2027 arasındaki bir senenin, en sıcak yıl olan 2016’dan da sıcak olmasına neredeyse kesin gözüyle bakıyor. Bu da son yıllarda fazla artmayan sıcaklıkların, artışını sürdüreceÄŸi anlamına geliyor.” diye konuÅŸtu.
“Kuzey Kutbu’nun 3 kat fazla ısınacağı öngörülüyor”
Paris AnlaÅŸması’nın bu yüzyılda küresel sıcaklık artışının 2 santigrat derecenin oldukça altında ve mümkünse 1,5 santigrat derece ile sınırlandırılmasını saÄŸlamak için uzun vadeli hedefler koyduÄŸunu vurgulayan Kurnaz, “WMO’nun deÄŸerlendirmesi, 1,5 santigrat derecelik sıcaklık artışı hedefinin büyük ihtimalle 2023-2027 aralığında aşılacağını ortaya koyuyor.” dedi.
Kuzey Kutbu’ndaki ısınmanın yeryüzünün geri kalanına oranla oldukça yüksek olduğunun altını çizen Kurnaz, bu bölgede önümüzdeki 5 yılda ölçülecek sıcaklıkların, yeryüzünün geri kalanındaki sıcaklık artışından üç kat daha büyük olmasının beklendiğini kaydetti.
Önümüzdeki 5 yıldaki yağış deÄŸiÅŸimi tahminlerine de deÄŸinen Kurnaz, 1991-2020 ortalamasına kıyasla mayıs-eylül ayları arasında, Sahel, Kuzey Avrupa, Alaska ve Kuzey Sibirya’da yağışların artacağını ve Amazon ve Avustralya’nın bazı bölgelerinde azalacağını, kış yağışlarında ise Akdeniz Havzası’nın batısında ortalama yağışların azalmasının, ülkemizi de içine alan doÄŸusunda ise ortalamalarda kalmasının beklendiÄŸini bildirdi.
Kurnaz, iklim değişikliğinin kontrolden çıkmaması için devletlerin çok daha sıkı çaba göstermesi gerektiğini dile getirdi.









