Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İsmet Koç, Türkiye’de 11,1 olan yaÅŸlı nüfus oranının artmasının öngörüldüğünü belirterek, “2050’de ülkemizde yaÅŸlı nüfusun oranının yüzde 23’e yükselmesi bekleniyor.” dedi.
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK), Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2025 Sonuçları’na göre, Türkiye’de 65 yaÅŸ üstü kiÅŸi sayısı 9 milyon 583 bin 59’a ulaÅŸtı.
Buna göre, 2024’te 9 milyon 112 bin 298 olan 65 yaÅŸ üstü nüfus, bir yılda 470 bin 761 kiÅŸi artış gösterdi. Bu kiÅŸilerin, toplam nüfus içindeki oranı da bir yılda 0,5 puan artarak yüzde 10,6’dan yüzde 11,1’e çıktı.
YaÅŸlı nüfusunda son 5 yıldaki artış da dikkatleri çekti. 2021’de 8 milyon 245 bin 124 kiÅŸinin 65 yaÅŸ üstünde olduÄŸu görülürken, 5 yılda söz konusu kiÅŸi sayısının 1 milyon 337 bin 935 arttığı kayıtlara geçti.
“Kadın başına düşen doÄŸum sayısı 1,48 çocuÄŸa kadar düştü”
Koç, yaptığı deÄŸerlendirmede Türkiye nüfusunun yaÅŸlanmaya devam ettiÄŸini ve nüfusun ortanca yaşının 34,9’a yükseldiÄŸini bildirerek, “YaÅŸlı nüfusun payı toplam nüfus içinde yüzde 11’in üzerine çıktı. TÜİK’in yaptığı nüfus projeksiyonlarına göre bu eÄŸilimin gelecekte de devam etmesi ve 2050’de ülkemizde yaÅŸlı nüfusun oranının, çocuk nüfus oranının da üzerine çıkarak yüzde 23’e yükselmesi bekleniyor.” diye konuÅŸtu.
Söz konusu dönemde nüfusun ortanca yaşının 44,8’e yükselmesinin beklendiÄŸini ve bu geliÅŸmenin arkasında iki temel demografik faktörün bulunduÄŸunu aktaran Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunun ilki, kadın başına düşen doÄŸum sayısının son 50 yıl içinde 4,1 çocuktan 1,48 çocuÄŸa kadar düşmesidir. İkincisi ise azalan ölüm hızlarına paralel olarak günümüzde erkekler için 78 yıla, kadınlar için ise 81 yıla yükselen doÄŸumda yaÅŸam beklentisidir. Bu iki faktörün birleÅŸik gücü nedeniyle Türkiye nüfusunun ortanca yaşı ileri yıllarda da artmaya devam edecektir. Türkiye demografisinin en önemli dönüşümlerden biri, zaman içinde yaÅŸlı nüfus oranının çocuk nüfus oranını önce yakalaması ve sonra da geçmesi olacak.”
“DoÄŸum hızı artırılmalı”
Koç, yaÅŸlı nüfus oranının yüksek olduÄŸu Japonya ve Kore gibi ülkeler ile birçok Batı Avrupa ülkesinde bu sürecin yaÅŸandığını ve yaÅŸanmaya devam ettiÄŸini bildirerek, “Yaptığımız çalışmalar, doÄŸurganlık hızının yakın gelecekte 1,4 seviyesine kadar gerileyeceÄŸini gösteriyor.” ifadesini kullandı.
Demografik yaÅŸlanmayı önleyebilecek tek mekanizmanın doÄŸum hızlarının artırılması olduÄŸunu dile getiren Koç, “Bunu yapabilmek için de çocuk ve doÄŸum yardımı, vergi indirimi gibi nakdi, çocuÄŸun bebeklik ve eÄŸitim sürecindeki ihtiyaçları gibi ayni teÅŸvikler verilmeli. Bunun yanında anne ve baba için uzun süreli ve ücretli doÄŸum izinleri, bebekler için yaygın ve ücretsiz kreÅŸ bakımı ve özellikle anneler için doÄŸum ve doÄŸum izinleri sonrası iÅŸe dönüş garantisi gibi bütünleÅŸik politikalara ihtiyaç bulunuyor. Türkiye yakın zamanda bu politikalardan bir kısmını devreye sokmuÅŸ olmasına karşın, bu politikaların hem maddi yönü hem de ebeveyn izni ve kreÅŸ uygulamaları yönünden Fransa ve İskandinav ülkelerinde olduÄŸu gibi güçlendirilmesi gerekmektedir.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Koç, Türkiye’nin, aile ve nüfus politikalarını zamana yayarak önce doÄŸurganlık hızını korumak, sonra da tedrici olarak artırmak yönünde politika ve stratejilere ihtiyaç duyduÄŸunu kaydetti.










