Yaklaşık iki bin kişinin katıldığı yürüyüşte kadınlar, queer’ler ve feminist örgütler patriyarkaya, ırkçılığa ve militarizme karşı güçlü mesajlar verdi.
Merhaba (Augsburg)
Augsburg 8 Mart Komitesi’nin düzenlediği yürüyüşe yaklaşık iki bin kişi katıldı. Büyük bir coşku ve güçlü sloganlarla gerçekleşen eylemde kadınlar, queer’ler ve feminist örgütler patriyarkaya, ırkçılığa ve militarizme karşı seslerini yükseltti.



“Şiddete tahammülümüz kalmadı. Feministiz, queer’iz ve sesimizi yükseltiyoruz. Irkçılığa ve militarizme karşıyız” mottosuyla yapılan çağrı üzerine düzenlenen yürüyüş; Queerfeministische Gruppe, Yeni Kadın Platformu Augsburg, Femizide Stoppen, IBRA, VVN, OAT, Augsburg für Palästina, Flüchtlingsrat, Sol Parti Frauenplenum, Corner Con, Frauenzentrum ve çok sayıda kadın aktivistin katılımıyla gerçekleştirildi.
Yürüyüş, Augsburg Belediye Meclisi binası önünde başladı. Königsplatz ve Mahkeme Binası önünde yapılan miting konuşmalarının ardından eylem tekrar Belediye Meclisi önünde sona erdi.
Savaşlar ve kadınlar
IBRA adına konuşan temsilci, yürüyüşün sadece yerel bir eylem olmadığını vurgulayarak, “Bizim sesimiz, dünyanın dört bir yanında sokaklara çıkan, direnen ve özgürlükleri için mücadele eden kadınların sesidir” dedi. Konuşmada, savaşlarda kadın bedeninin cinselleştirilmiş bir araç olarak kullanılmasına, kadınların savaş ganimeti gibi görülmesine ve savaşların yarattığı zorunlu göç ile yoksulluğun en ağır bedelini kadınlar ve çocukların ödediğine dikkat çekildi. Ayrıca savaşların kadınlar üzerinde bıraktığı fiziksel yaralanmaların ve ağır psikolojik travmaların altı çizildi.
Konuşmacılar genel olarak dünya genelinde yükselen kadın düşmanlığına, cinsiyetçiliğe, feminizidlere, şiddete, savaşlara, ırkçılığa ve Akdeniz’in göçmenler için bir mezarlığa dönüşmesine dikkat çekti.
Uluslararası kadın dayanışması vurgusu
Yeni Kadın Platformu Augsburg adına konuşan Perihan Baçaru ise uluslararası kadın dayanışmasına vurgu yaptı. Baçaru konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Afrika’dan Asya’ya, Amerika’dan Avrupa’ya kadar hakları ve özgürlükleri için mücadele eden tüm kadınlara ve queer’lere selam gönderiyoruz. ‘Eşit işe eşit ücret!’ diye haykıran ve patriyarkanın ve devletin her türlü şiddetine karşı direnen herkese selam olsun. ‘Biz greve gidersek dünya durur!’ Çünkü hayatı yeniden üreten kadın emeğidir. Bu nedenle üretimi durdurduğumuzda hayatın nasıl durduğunu göstermek ve patriyarkal–kapitalist düzene meydan okumak için 9 Mart’ta kadın grevine gidiyoruz.”
Baçaru konuşmasında ayrıca artan militarizme de dikkat çekerek, “Bu 8 Mart’ı savaş çığlıklarının yükseldiği, faşizmin örgütlendiği, ırkçılığın normalleştirildiği, cinsiyetçiliğin ve kadın düşmanlığının arttığı bir dünyada karşılıyoruz. Silahlanmaya milyarlar aktarılırken kadınları şiddetten koruyacak projelerden kesintiler yapılıyor. Kadın sığınaklarına ayrılmayan bütçeler silahlara gidiyor. Ve şimdi kadınlara ‘orduya katılın’ deniliyor. Hayır! Kadınların askere alınması eşitlik değildir. Bu, kapitalizmin savaş düzenine yeni bedenler sürmektir. Sizin savaşlarınız için çocuk doğurmayacağız. Kirli savaşlarınızın askeri olmayacağız” dedi.
Konuşmada ayrıca dünyanın dört bir yanında kadınların “Ni Una Menos” diyerek direndiği hatırlatıldı. Afganistan’da Taliban’a, İran’da molla rejimine, Suriye’de cihatçı Colani’ye ve Türkiye’de tek adam rejimine karşı kadınların erkek/devlet şiddetine, baskılara ve yasaklara karşı direndiği ifade edildi.
Eylemde Türkiye’de 300’den fazla kadın ve LGBTİ+ örgütünün yer aldığı EŞİK – Eşitlik için Kadın Platformu ile Kürt kadın hareketinden gönderilen dayanışma mesajlarını okuyan konuşmacı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Patriyarkaya ve kapitalizme karşı her adımda isyanımızla, coşkumuzla, öfkemizle ve neşemizle yan yanayız. Birlikte güçlüyüz. Hayatın bizim için de yaşanır olduğu, eşit ve özgür bir dünya mümkün.”










