Solingen’in acısı 33 yıldır dinmedi

Almanya’nın Solingen kentinde 29 Mayıs 1993’te gerçekleştirilen ırkçı kundaklama saldırısında yaşamını yitiren Türkiyeli Genç ailesinin 5 ferdi, katliamın 33. yılında anılıyor. Aradan geçen yıllara rağmen saldırının yarattığı acı ve adalet tartışmaları gündemdeki yerini koruyor.

Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletine bağlı Solingen kentinde 29 Mayıs 1993 gecesi yaşanan ırkçı kundaklama saldırısının üzerinden 33 yıl geçti. Neonazi saldırganlar tarafından ateşe verilen evde aynı aileden beş kişi yaşamını yitirirken, çok sayıda kişi de yaralandı.

Almanya tarihinin en ağır ırkçı saldırılarından biri olarak kabul edilen olay, ülkedeki göçmenlere yönelik nefretin ve yabancı düşmanlığının sembollerinden biri haline geldi. Solingen’de yaşananlar yalnızca Genç ailesini değil, Almanya’da yaşayan milyonlarca göçmeni derinden etkiledi.

Beş kişi yaşamını yitirdi

29 Mayıs 1993 gecesi Genç ailesinin yaşadığı evin faşistlerce kundaklanması sonucu çıkan yangında Gürsün İnce (28), Hatice Genç (19), Gülüstan Öztürk (12), Hülya Genç (9) ve Saime Genç (5) hayatını kaybetti. Yangından kurtulan aile üyeleri ise ağır yaralanırken, yaşanan trajedinin izleri yıllarca silinmedi.

Saldırı, Almanya’da aşırı sağcı şiddetin yükseldiği bir dönemde gerçekleşti. Olayın ardından ülke genelinde binlerce kişi ırkçılığı protesto etmek için sokaklara çıktı ve göçmenlere yönelik nefret saldırıları yeniden tartışma konusu oldu.

Failler serbest bırakıldı

Saldırının ardından yakalanan Markus Gartmann, Felix Köhnen, Christian Reher ve Christian Buchholz yargılanarak hapis cezalarına çarptırıldı. Ancak yıllar içinde cezalarını tamamlayan saldırganların tamamı tahliye edildi.

Katliamda yakınlarını kaybedenler ve göçmen örgütleri, aradan geçen yıllara rağmen adalet duygusunun tam anlamıyla sağlanamadığını belirtiyor. Solingen faciası anmalarında sık sık faillerin bugün Almanya’da yaşamlarını sürdürdüğüne dikkat çekiliyor.

Irkçılığa karşı mücadele çağrısı

Solingen faciası, aradan geçen 33 yıla rağmen Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli toplumun ortak hafızasında önemli bir yer tutmaya devam ediyor. Her yıl düzenlenen anma etkinliklerinde yaşamını yitirenler anılırken, ırkçılık ve nefret suçlarına karşı mücadele çağrıları yineleniyor.

Katliamın yıldönümünde yapılan açıklamalarda, aşırı sağın ve yabancı düşmanlığının Avrupa’nın birçok ülkesinde yeniden güç kazandığına dikkat çekiliyor. Demokratik kitle örgütleri ve insan hakları savunucuları, Solingen’de yaşananların unutulmaması gerektiğini vurgulayarak benzer acıların bir daha yaşanmaması için ortak mücadele çağrısında bulunuyor.

33 yıl önce Solingen’de yaşamını yitiren beş kişinin anısı, bugün hâlâ adalet, eşitlik ve birlikte yaşam mücadelesinin simgelerinden biri olarak yaşatılıyor.