Avrupa Birliği (AB), konut sıkıntısı yaşanan bölgelerde dijital platformlar üzerinden yapılan kısa süreli kiralamaların sınırlandırılmasını kolaylaştıracak bir plan üzerinde çalışıyor.
AB Komisyonunun Enerji ve Konuttan Sorumlu Üyesi Dan Jorgensen, Politico internet sitesine, bu hafta açıklanması beklenen “Uygun Fiyatlı Konut Yasası” hakkında deÄŸerlendirmelerde bulundu.
Jorgensen, kısa süreli kiralamaların Avrupa’daki konut krizinin temel nedeni olmadığını, ancak özellikle büyük kentlerde konut sorununu daha da ağırlaÅŸtırdığını belirtti.
Plan kapsamında, bir bölgenin konut baskısı altında olup olmadığının belirlenmesine yönelik AB genelinde ortak ölçütler oluşturulacağını aktaran Jorgensen, üye ülkeler ile bölgesel ve yerel yönetimlere konut arzındaki sıkıntıyı hafifletmek amacıyla hedefli önlemler alma konusunda hukuki dayanak sağlanacağını bildirdi.
Dan Jorgensen, “Halihazırda konut sıkıntısı yaÅŸanan bir ÅŸehirde binlerce ev konut piyasasından çekiliyorsa bunun konutların fiyatı ve eriÅŸilebilirliÄŸi üzerinde etkisi olmadığını söyleyemeyiz.” ifadesini kullandı.
Kayıtlı kısa süreli kiralık konutların AB’deki toplam konut stokunun yaklaşık yüzde 1,2’sini oluÅŸturduÄŸuna iÅŸaret eden Jorgensen, bu oranın bazı turistik bölgelerde yüzde 20’ye kadar çıkabildiÄŸini kaydetti.
Jorgensen, insanların yuvaları olarak gördükleri yerlerde yaşamaya devam edebilmeleri gerektiğini belirterek, yeni düzenlemeyle yerel yönetimlerin hukuki ihtilaf ve dava riskine maruz kalmadan etkili önlemler alabileceğini anlattı.
Hangi bölgelerin konut baskısı altında olduÄŸuna ve buralarda hangi tedbirlerin uygulanacağına ulusal, bölgesel ve yerel makamların karar vereceÄŸini vurgulayan Jorgensen, “Konut bir haktır, yalnızca ticari bir meta deÄŸildir. İnsanlar kardan önce gelmelidir.” sözlerini sarf etti.
Jorgensen, düzenlemenin konut krizini tek başına çözemeyeceğine dikkati çekerek, bu alanda yatırımların artırılması, kuralların sadeleştirilmesi, konut arzının genişletilmesi ve mevcut konut stoku üzerindeki baskının azaltılması için ilave adımlar atılması gerektiğini dile getirdi.
Avrupa’nın turistik kentlerinde kısa süreli kiralamaların yaygınlaÅŸması nedeniyle konut arzında sorunlar yaÅŸanırken, kiralar çok yüksek seviyelere ulaÅŸabiliyor.
Pek çok turistik şehirde normal işlerde çalışanlar, o şehirde yaşayabilecek seviyede gelir sağlayamıyor.
Barcelona, yaklaşık 10 bin ruhsatlı turistik daireyi 2028’e kadar aÅŸamalı olarak kaldırmayı planlarken Amsterdam, Paris ve Floransa gibi kentler ruhsat zorunluluÄŸu, kiralama süresi sınırı ve yeni ilanlara kısıtlama gibi önlemler uyguluyor.
Ancak bu tedbirler, ev sahipleri, turizm iÅŸletmeleri ve kiralama platformlarının açtığı davalar nedeniyle uzun hukuki süreçlere konu olabiliyor. AB’nin hazırladığı düzenlemeyle, yerel yönetimlerin konut sıkıntısı yaÅŸanan bölgelerde alacağı önlemlerin hukuki zemininin güçlendirilmesi amaçlanıyor.









