Avrupa’nın en genç ülkesi Kosova, 18 yaşında

Sömürgeci Sırbistan’ı kovarak 17 Åžubat 2008’de ayrılarak bağımsızlığını ilan eden “Avrupa’nın en genç ülkesi” Kosova, 18’inci yaşını kutluyor.

Başkenti Priştine olan Kosova’da 2024’teki sayıma göre 1 milyon 585 bin 590 kişi yaşıyor. Daha iyi yaşam şartları için Batı Avrupa ülkelerine devam eden göç dolayısıyla bu ülkelerdeki Kosova diasporasının ülkede yaşayan nüfustan fazla olduğu tahmin ediliyor.

Nüfusun büyük çoğunluğunu Arnavutların oluşturduğu Kosova’da Türk, Boşnak, Sırp, Roman, Aşkali, Mısırlı ve Goralılar da yaşamlarını sürdürüyor.

Kosova’nın tarihi

Yaklaşık 500 yıl boyunca Osmanlının sömürgesi olmasının ardından 1912-1913’teki Balkan SavaÅŸları sırasında Sırpların eline geçen Kosova, 1945’te bölgede kurulan Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti bünyesinde hakları zaman zaman geniÅŸleyip daralan özerk bir bölge oldu.

Slovenya, Hırvatistan, Kuzey Makedonya ve Bosna Hersek’in 1990’lı yıllarda Yugoslavya’dan bağımsızlıklarını kazanmalarının ardından Kosova’da da bağımsızlık fikirleri Arnavutlar tarafından yayılmaya baÅŸladı.

Kosovalı Arnavutlar, sadece Arnavutluk tarafından tanınacak ilk “bağımsız Kosova”nın ilanını 1990’lı yılların başında yaptı. Bu dönemde Kosova Demokratik BirliÄŸini (LDK) kuran İbrahim Rugova, hayatını kaybettiÄŸi 2006’ya kadar halkın liderliÄŸini üstlendi.

Arnavutlar, eski Sırbistan CumhurbaÅŸkanı Slobodan Milosevic önderliÄŸinde yükselen Sırp milliyetçiliÄŸiyle mücadele edebilmek için ülkenin bağımsızlığında da rol oynayacak Kosova KurtuluÅŸ Ordusu’nu (UÇK) kurdu ancak UÇK, Yugoslavya ordu teçhizatını miras alan sömürgeci Sırbistan ile tek baÅŸ çıkması zor oldu.

Bağımsızlık isteyen UÇK’ye ve sivil halka yönelik Sırp asker, polis ve paramiliter birliklerin 1998’de Kosova’nın çeÅŸitli bölgelerinde baÅŸlattıkları saldırılar, NATO tarafından 1999’da önce Kosova, Sırbistan ve Karadağ’da bulunan hedeflere yönelik hava harekatı sonra da Kosova’ya kara harekatı düzenlenmesiyle son buldu.

Kosova’nın Sırbistan’dan kopmasını ve Sırp ordusundan temizlenmesini saÄŸlayan bu savaÅŸta, çoÄŸu Arnavut 10 binden fazla Kosovalı öldürüldü, farklı etnik gruplardan 1 milyonunun üzerinde Kosovalı evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Batılı güçlerin sona doğra katkısı olmuş olsa da, Arnavut halkı, UÇK önderlğinde verdiği müthiş mücadeleyle, sömürgeci Sırbistan’ı kovarak ülkesini bağımsızlığa taşıdı.

Bağımsızlığa giden yol

Kosova Savaşı’nın tamamlanmasının ardından BirleÅŸmiÅŸ Milletler (BM) himayesinde yönetilen ülkenin statüsünün belirlenememesi nedeniyle topluluklar arasında birkaç kez kriz yaÅŸandı.

Kosova’nın demografik yapısının Arnavutların lehine çevrilmesini saÄŸlayan kırılma noktalarından biri olan 2004’teki “Mart Ayaklanmaları”nda onlarca kiÅŸi öldü. Binlerce Sırp ülkeden göç etti ve artık ülke nüfusunun yüzde 90’dan fazlasını Arnavutlar oluÅŸturmaya baÅŸladı.

Dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın 2005’te Kosova Özel Temsilcisi olarak görevlendirdiÄŸi Martti Ahtisaari, 2007’de Kosova’nın bağımsızlığının önünü açacak raporu BM Güvenlik Konseyine iletti. Sırbistan’ın bu öneriyi reddetmesiyle Kosova Meclisi, Ahtisaari’nin hazırladığı plan doÄŸrultusunda 17 Åžubat 2008’de Sırbistan’dan tek taraflı bağımsızlığını ilan etti.

Türkiye’nin başını çektiÄŸi çok sayıda ülke Kosova’nın bağımsızlığını hemen tanıdı. Son tanınmalar 2025’te Kenya, Sudan, Suriye ve Bahamalar’dan geldi. Rusya ile Çin’in vetosu ve etki alanlarındaki ülkelerden tanınma gelmeyince ülke BM’ye üye olamadı.

Birçok ülke de sınırları içerisinde barındırdığı azınlık toplulukların “Kosova modeli” tek taraflı bağımsızlık ilan etme ihtimali nedeniyle Kosova’yı bağımsız bir devlet olarak tanımadı.

Kosova Dışişleri ve Diaspora Bakanlığı’na göre, Kosova’yı 120 ülke bağımsız bir devlet olarak tanıyor ancak Sırbistan bu tanınmaları geri çekmek için kampanyalar yürütüyor.

Sırbistan’ın talebiyle BM Genel Kurulu, Uluslararası Adalet Divanından (UAD) Kosova’nın tek taraflı bağımsızlığına iliÅŸkin danışma görüşünü talep etti. UAD, 22 Temmuz 2010’da görüşünü açıklayarak Kosova’nın bağımsızlığının uluslararası hukuku ihlal etmediÄŸini bildirdi.

Kosova, AB üyelik başvurusuna halen cevap alamadı

Kosova’nın Avrupa BirliÄŸi’ne (AB) 15 Aralık 2022’de teslim ettiÄŸi üyelik baÅŸvurusu henüz üye ülkeler tarafından deÄŸerlendirilmedi.

Kosova basınındaki haberlere göre, AB Komisyonu, üye ülkeler talep ederse üzerine düşen çalışmayı yapmaya hazır olduÄŸunu bildirdi. AB üye ülkelerinden 5’inin Kosova’nın bağımsızlığını halen tanımamış olması, Kosova’nın birliÄŸe üyeliÄŸi için büyük bir engel teÅŸkil ediyor.

Ülkenin yakın dönem hedefleri arasında halen Avrupa Konseyi ve NATO üyeliği için ön koşul olan Barış İçin Ortaklık programı üyelikleri öne çıkıyor.

Kosova ile Sırbistan arasındaki iliÅŸkilerin normalleÅŸmesi için AB arabuluculuÄŸunda 2011’de baÅŸlatılan Belgrad-PriÅŸtine Diyalog Süreci kapsamındaki görüşmeler son yıllarda tıkanmış durumda ancak Kosova’da yeni hükümetin göreve baÅŸlaması nedeniyle bu süreç ivme kazanabilir.

Öte yandan, Kosova’da 1998-2000’de iÅŸlendiÄŸi öne sürülen savaÅŸ suçlarını araÅŸtırmak ve yargılamak amacıyla Kosova yasalarına göre kurulan ve çalışmalarını Hollanda’nın Lahey kentinde sürdüren “Kosova Özel Odaları ve Özel Savcılığı”nda aralarında eski Kosova CumhurbaÅŸkanı Hashim Thaçi’nin de olduÄŸu eski UÇK komutanlarının tutuklu yargılandığı dava önümüzdeki günlerde tamamlanacak.

Savcılığın 45’er yıl hapis cezası talep ettiği ve kriminalize edilen UÇK komutanları hakkında karar önümüzdeki aylarda verilecek.

Ekonomik ve güvenlik durumu

Kosova’da sağlık ve eğitim alanlarındaki sıkıntılar giderilemezken, buna yolsuzluk, maaşların düşük olması ve hayat pahalılığı gibi sorunlar da eklenince özellikle genç nüfusun ülkeden göç etmesi kaçınılmaz oluyor.

Kosova’da yeni kurulan hükümetin programında da ekonomik kalkınmayı hızlandırabilecek çeşitli alanlarda yatırımlar ve programlar mevcut. Hükümet programında temmuz ayı itibarıyla asgari ücretin brüt 500 avro olacağı, önümüzdeki yıllarda daha da artacağı ve kamu sektöründe ortalama maaşın 1000 avro olacağı yer alıyor.

IMF, Kosova hükümetinin yaptığı emeklilik maaşı artışı, yeni sosyal yardımlar ve kamu çalışanlarına 13’üncü maaÅŸ gibi ek harcamaları bütçe açığını geniÅŸlettiÄŸi gerekçesiyle gereksiz geniÅŸlemeden kaçınılmasını tavsiye etti.

Sırbistan’ın Kosova’daki eÄŸitim ve saÄŸlık kurumlarının geleceÄŸi tartışılıyor

Avrupa’nın “donmuÅŸ ihtilaf” bölgelerinden biri olarak nitelendirilen ve çoÄŸunlukla Sırpların yaÅŸadığı ülkenin kuzeyinde ise Kosova kurumlarının tam egemenlik saÄŸlaması için kritik bir aÅŸamaya gelinmiÅŸ durumda.

Son yıllarda bölgede çeşitli alanlardaki Sırbistan’a ait ofislerin kapatılıp Kosova kurumlarının ofislerinin açılmasının ardından, önümüzdeki haftalarda halihazırda Sırbistan kurumlarınca yönetilen, ülkede Sırpların yaşadığı bölgelerdeki eğitim ve sağlık kurumlarının Kosova kurumlarına entegre edilmesi konusunda çalışmalar yürütülecek.

Ayrıca Kosova vatandaÅŸlığı veya oturma izni bulunmayan Sırpların ve Sırbistan plakalı araçların ülkede ilgili yasalarda belirtilenden daha fazla kalmasına 15 Mart’tan itibaren izin verilmeyecek. Kosova BaÅŸbakanı Albin Kurti, Kosova ile Sırbistan arasında yeni gerilimlere yol açabilecek bu geliÅŸmelerin uygulanma süreciyle ilgili ülkede görevli büyükelçileri de bilgilendirdi.

Kosova’yı halihazırda NATO’nun Kosova’daki Barış Gücü (KFOR) ve orduya dönüşme sürecinde olan Kosova Güvenlik Gücü (FSK) koruyor. Sırbistan tehdidi nedeniyle FSK’ya yapılan yatırımlar her geçen yıl hızlı bir ÅŸekilde artıyor. Yeni hükümet döneminde savunmaya 1 milyar avro deÄŸerinde yatırım yapılacağı hükümet programında yer aldı.

Bu bağlamda, Kosova hükümeti ile Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ (MKE) arasında ülkede farklı kalibrede mühimmat üretmesi planlanan fabrikanın bu yıl faaliyete geçmesi bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Osmani’nin görev süresi doluyor

Öte yandan, Kosova CumhurbaÅŸkanı Vjosa Osmani’nin 5 yıllık görev süresi 4 Nisan’da doluyor.

Anayasaya göre, mevcut cumhurbaşkanı görev süresinin bitiminden 30 gün önce yeni cumhurbaşkanının seçilmesi gerekiyor. Osmani bir dönem daha görevini sürdürmek istiyor ancak gerekli Meclis desteğine sahip olup olmadığı konusunda belirsizlik sürüyor.

Yeni Cumhurbaşkanı seçilemezse, 1 yıllık siyasi krizden geçen hafta çıkan ülkede hükümetin düşmesi ve ülkenin tekrar erken genel seçime gitmesi olasılıklar arasında yer alıyor.