Rocky serisi filmlerden etkilenerek boksa başlayan ve 53 yaşında ikinci kez Dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonu olan Türk sporcu Fırat Arslan, yaşamındaki zorluklara rağmen ulaştığı başarılarla dikkati çekiyor.
Almanya’da 6 çocuklu ailenin en küçüğü olarak dünyaya gelen Fırat Arslan’ın zorlu hikayesi babasının küçük yaÅŸlarda terk etmesiyle baÅŸladı.
Rocky serisi filmleri kendi hayatıyla özdeÅŸleÅŸtiren ve abisiyle boksa baÅŸlayan Arslan, daha sonra aÄŸabeyinin sporu bırakmasına raÄŸmen yoluna devam etti. “Yapamaz” diyenlere inat azimle çalışarak ilk Dünya Ağır Sıklet Boks ÅžampiyonluÄŸu’nu bu spora baÅŸladıktan 19 yıl sonra kazanan Arslan, bir yıl sonra ise bu unvanını rakibine kaptırdı. Daha sonra 37 yaşında tekrar çalışmalara baÅŸlayan Arslan, 15 yıl süren yoÄŸun tempolu çalışmasının son aÅŸamasında Erzurum’da 8 haftalık kamp dönemi geçirdi.
Almanya’da 21 Ekim’de düzenlenen ÅŸampiyonaya katılan Türk boksör Fırat Arslan, BoÅŸnak rakibi Edin Puhalo’yu yenerek altın kemere tekrar ulaÅŸtı. 53 yaşında ikinci kez Dünya Ağır Sıklet Boks Åžampiyonu olan Arslan, yaşı nedeniyle ulaşılması güç görülen dünya ÅŸampiyonluÄŸunu bir kez daha elde etmenin sevincini yaÅŸadı.
“Babam 6 yaşında bizi terk etti, annem küçük bir maaÅŸla bize bakıyordu”
Türk boksör Fırat Arslan, AA muhabirine, ÅŸampiyon olması halinde tekrar Erzurum’a gelerek kendisine destek verenlerle bir araya geldiÄŸini söyledi.
Çok zor bir çocukluk dönemi geçirdiğini ifade eden Arslan, şöyle konuştu:
“Rahmetli babam 6 yaşındayken bizi terk etti. Rahmetli annem ise küçük bir maaÅŸla bizi geçindirmek için çok savaÅŸlar verdi. Çok zor bir çocukluk geçirdik. O günler Rocky filmleri popülerdi. Rocky fakirlik içinde dışlanıyordu. Onu görerek, heveslendim ve boksa baÅŸladım. ‘Baksana adam boks yaparak herkesten saygı gördü’ dedim. Abim de boksa yapıyordu. Ben de abimin en büyük hayranı olarak ona destek veriyordum. Gün geldi abim sporu bırakmaya karar verdi, ben de kendime ‘Fırat hayat boyu (abim abim) diyemezsin kendin bir ÅŸey baÅŸarman lazım.’ dedim ve abimden müsaade istedim. Abim ‘Biz burada yabancıyız haksızlık yapıyorlar ve çok sert bir spor dayanamazsın, yapma.’ dedi. Denemek istedim ve 3-4 sene sonra abim geldi, bana ‘Sakın bırakma.’ dedi.”
Arslan, spora dünya şampiyonu olma hedefiyle başladığını belirterek, bu süreçte kendisine sürekli başaramayacağı yönünde sözler söylendiğini dile getirdi.
ArkadaÅŸlarına da baÅŸarı için söz verdiÄŸini anlatan Arslan, “Antrenörler beni gördü, ‘Bunda kabiliyet yok, kilosuna göre boyu kısa, reaksiyonu, hızlılığı iyi deÄŸil, çok oynak deÄŸil, çok fazla bir ÅŸey baÅŸaramaz.’ dediler. Hayal kırıklığına uÄŸradım. Sonra dedim, ‘Buna onlar deÄŸil, yüce Allah karar verir.’ ve yoluma devam ettim. 19 yıl sonra Allah nasip etti ama oraya kadar çok zor yoldan geçtim. 19 sene sonra dünya ÅŸampiyonu oldum. Sevindim ama bir sene sonra çok güçlü rakibime karşı unvanımı kaybettim. Sonra kendime bir kez daha ‘Åžampiyon olacağım.’ dedim. Çünkü kendimde suçu aradım ve tekrar yola çıktım. 15 sene savaÅŸtım ve yüce Allah nasip etti, 53 yaşında bir kez daha dünya ÅŸampiyonu oldum. Boksta en yaÅŸlı olarak dünya rekorunu kırmayı Allah nasip etti.” diye konuÅŸtu.
“Allah çalışan kuluna veriyor, gençlerimize örnek olmak istiyorum”
Bu zamana kadar çok sayıda maça çıktığını anlatan Arslan, şöyle devam etti:
“34 senedir aktif boksörüm, amatörde 92 maçın 81’ini kazandım. Profesyonellerde de 67. maçımı yaptım. Zamanında antrenörlerim belki haklılardı, yeterince hızlılık ve dünya zirvesinde yer alacak reaksiyonum yoktu ama insan çalışırsa azimle yoluna devam ederse Allah çalışan kuluna veriyor. Gençlerimize örnek olmak istiyorum. Sadece boks deÄŸil, her alanda inanır, vazgeçmezsen olur. Yani her ÅŸeyi denemeden olmaz, dememek lazım. Belli bir yaÅŸtan sonra ağır geliyor. 53 yaşında kamp yapmak kolay bir iÅŸ deÄŸil. Ona raÄŸmen Allah bana bu saÄŸlığı, azmi verdi, ne kadar şükretsem az. Benim için çok büyük bir gurur. Almanya’da doÄŸup, büyüdüm hem Almanya hem de Türkiye’den destekçilerim vardı ve orada Türk bayrağını dalgalandırıp İstiklal Marşı’mızı çaldırmak büyük bir gurur.”
Çevresindeki birçok insanın yaşı nedeniyle “yapamazsın” demesine aldırış etmediÄŸini anlatan Arslan, “Büyük hikayeler daima cesaret ister. Bir insan çalışırsa neler baÅŸaracağını ispatlamak istedim. EÄŸer baÅŸka bir ÅŸey olmazsa bu son maçımdı. Kariyerim bitmiÅŸ oluyor. Almanya’da spor okulum var, oradaki sporcuları yetiÅŸtiriyorum. Amerika’nın, Avusturya’nın daÄŸlarına, İngiltere’ye Moskova’ya gittim ama en güzel kampımı 34 sene sonra en son maçımın hazırlığında Erzurum’da yaÅŸadım. KeÅŸke daha önce buraya gelseydim.” ÅŸeklinde konuÅŸtu. (AA)











