Irkçılığa ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu (ECRI) 2021 raporu yayımlandı. ECRI Başkanı Maria Daniella Marouda, aşırı milliyetçi siyasi söylemlerin ve nefret söylemi tehlikesinin hiçbir zaman hafife alınmaması gerektiğini vurguladı
Merhaba Haber Merkezi
Irkçılığa ve HoÅŸgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu (ECRI), 2021’de özellikle Kovid-19 salgınının süregelen etkisi, emniyet teÅŸkilatları içindeki ırkçı yaklaşımlar ve eÄŸitimde eÅŸitsizliÄŸin öne çıkan meseleler olduÄŸunu bildirdi.
Merkezi Fransa’nın Strazburg kentinde bulunan ECRI, 2021 yılı faaliyet raporunu yayımladı.
Raporda, 2021’de Kovid-19 salgınının, hakkında endiÅŸe duyulan grupları farklı derecelerde ve yönlerde olumsuz etkilediÄŸi belirtildi.
Salgın nedeniyle bazı hizmetlerin dijital ortama taşınmasının, çalışma hayatı, eğitim ve temel hizmetlerin sürdürülmesine katkı sağladığı ancak bazı durumlarda savunmasız grupların daha da ötekileştirilmesini engellemek için alınan önlemlerin yetersiz kaldığı vurgulandı.
Savunmasız grupların, farklı nedenlerden dolayı dijitalleÅŸmenin avantajlarından tam olarak yararlanamadığına iÅŸaret edilen raporda, Kovid-19’a maruz kalma riskinin, uzaktan çalışmanın mümkün olmadığı hizmet ve saÄŸlık sektöründe çalışanlarda yüksek olduÄŸu belirtildi.
Raporda, konaklama, gıda, eğlence ve turizm sektöründe olduğu gibi birçok göçmenin çalıştığı kayıt dışı ekonominin de uzun süreli sokağa çıkma yasaklarından ve genel ekonomik gerilemeden olumsuz etkilendiği ifade edildi.
Salgın sürecinin öte yandan bazı ülkelerde sağlık sektöründe ve hayati kamusal hizmetlerde göçmen işçilerin rollerinin önemini daha belirgin hale getirdiği kaydedildi.
Raporda, eğitim alanında da Kovid-19 salgını nedeniyle okullara getirilen çeşitli kısıtlamaların, halihazırda birçok kısıtlamayla karşılaşan çocukları olumsuz yönde etkilediği, dezavantajlı grupların çocuklarının, uygun ortam, ekipman ve internet bağlantısının olmayışı nedeniyle çevrim içi eğitimlere katılmakta zorlandığı belirtildi.
Sadece bazı Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde yetkililerin, dezavantajlı çocukların eksikliklerini telafi etmeleri için önlemler aldığına işaret edilen raporda, eğitimdeki kesintinin, özellikle geldikleri yerde eğitim ve uyum kurslarına yeni kaydolan yetişkinleri de vurduğu kaydedildi.
Polislik faaliyetlerindeki ırkçılık
Raporda, emniyet teşkilatlarının faaliyetlerinde ırkçılığın da hala birçok ülkede sorun olduğunun altı çizildi.
Bu ırkçılığın, sokağa çıkma yasağı ve karantina gibi Kovid-19 salgınıyla ilgili kısıtlamalarla daha da belirginleştiği, özellikle polis tarafından durdurulma ve aranmanın, farklı etnik gruplara farklı biçimlerde uygulandığına, ırkçı dille bireylere orantısız güç kullanıldığına işaret edildi.
Bu tür uygulamaların kurbanlarının, yetkililer tarafından yeterince desteklenmediklerini hissettiklerine, yine sadece bazı ülkelerde sorunun çözümüne yönelik önlemler alındığına dikkat çekildi.
Bu önlemler arasında bağımsız şikayet mekanizmaları, geliştirilmiş polislik eğitimleri ve emniyet güçlerini çeşitlendirme çalışmaları gösterildi.
“SavaÅŸtan veya diÄŸer acil durumlardan kaçan kaç tüm insanlara yeterli koruma sunulmalı”
ECRI Başkanı Maria Daniella Marouda da raporla ilgili olarak yaptığı açıklamada, aşırı milliyetçi siyasi söylemlerin ve nefret söylemi tehlikesinin hiçbir zaman hafife alınmaması gerektiğini söyledi.
Marouda, “Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısına eÅŸlik edenin de bu ultra-milliyetçi politik propaganda olduÄŸunu ve bunun, Ukrayna halkının büyük acı çekmesiyle sonuçlandığını” dile getirdi.
Romanlara, Ukrayna’dan gelen Afrika veya Asya kökenlilere yönelik haksız ve ayrımcı muamelenin, etkin biçimde soruÅŸturulacağına inandığını kaydeden Marouda, yetkililerin, koruma ve destek sunulması gereken hiçbir insana ayrımcılık yapılmadığından emin olması gerektiÄŸine vurgu yaptı.
Marouda, “SavaÅŸtan veya diÄŸer acil durumlardan kaçan tüm insanlara, uyruÄŸuna, etnik kökenine, hangi ülkenin vatandaşı olduÄŸuna, ten rengine, dinine, diline veya cinsel kimliÄŸine bakılmaksızın tam zamanında yeterli koruma sunulmalı.” diye konuÅŸtu.










