Dünya Kedi Irkları DerneÄŸi Genel Sekreteri Sakınmaz: – “Türkiye’de 2012 yılından bu yana 25 bin 400 kediyi ÅŸecerelendirdik”
AA (TekirdaÄŸ / Ankara)
Türkiye’de yaÅŸayan her biri farklı karakterdeki kedilerin soy kütüğü için merkez sistem oluÅŸturuluyor.
Tüm dünyada milyonlarca kedi sokakta, bir o kadarı da insanlarla birlikte aile sıcaklığında yaşıyor. Sokaktaki kediler çeşitli tehlikelerle karşı karşıya, kimisi zevk için öldürülüyor, kimisi araçların altında kalıyor. Onların insanlardan tek beklentisi ise biraz sevgi ve duyarlılık.
ÇeÅŸitli tartışmalar olsa da genel inanç kedilerin ilk olarak 4 bin yıl önce Mısır’da evcilleÅŸtirilmeye baÅŸlandığı. Her ne kadar evcil hayvanlar olarak bilinse de kedilerin en karakteristik özelliÄŸi “bağımsız” davranışları.
Dünya Kedi Irkları DerneÄŸi Genel Sekreteri Erdal Emrehan Sakınmaz, AA muhabirine kedi ırklarını, ırkların özelliklerini ve kedi davranışlarını anlattı. Derneklerinin Almanya merkezli Dünya Kedi Federasyonuna üye olduÄŸunu belirten Sakınmaz, Türkiye’de yaÅŸayan tüm kedilerin soy kütüğünü, soy aÄŸacı kaydını yapmak amacıyla merkezi sistemi oluÅŸturmayı, damızlık kedi deÄŸerinin ve hayvan bakım programlarının kontrolünü gerçekleÅŸtirmeyi amaçladıklarını söyledi.
Dernekte 5 binden fazla kedinin kaydının olduğu özel yazılım sisteminin bulunduğunu, kedinin safkanlığını belgeleyen şecerelendirme çalışmalarına devam ettiklerini ifade eden Sakınmaz, bu kapsamında kedilerin kayıtlarını tuttuklarını anlattı.
“Åžecerelendirme sisteminin Türkiye temsilcisiyiz”
Şecerelendirme çalışmalarını önemsediklerini bildiren Sakınmaz, şunları kaydetti:
“Åžecerelendirmede kedinin ırkı, rengi, cinsiyeti, hangi ülkeden gelmiÅŸ ya da hangi evde doÄŸmuÅŸ gibi bilgileri içeriyor. Ayrıca 5 kuÅŸaÄŸa kadar atalarını gösteriyoruz. 5 kuÅŸaktan ötesi de sistemimizde kayıtlı, bu 10 kuÅŸaÄŸa kadar da çıkabiliyor. Bu kayıt sistemi Avrupa’da çok yıllar öncesinde baÅŸlamış. Biz de bu sistemin Türkiye’de temsilcisiyiz. Dernek olarak Türkiye’de 2012 yılından bu yana 25 bin 400 kediyi ÅŸecerelendirdik.”
“Kayıt altında 80 ırk kedi var”
Dünya Kedi Federasyonunun kayıt altına aldığı yaklaşık 80 ırk kedinin bulunduÄŸunu dile getiren Emrehan, “Bunların arasında ‘Turkish Angora’ ve ‘Turkish Van’ olarak geçen Ankara ve Van kedilerimiz var, iki farklı ırk olarak. Ankara ve Van kedisi bütün kedilerin atası kabul ediliyor. GeçmiÅŸi çok uzun bir süre olduÄŸu için kedilerin atası olarak kabul ediliyorlar.” diye konuÅŸtu.
Sakınmaz, ırklar hakkında seminerler, eğitimler ve yarışmalar düzenlediklerini anlattı.
“Ankara ve Van kedileri çok haylaz kediler”
“Tıpkı çocuk gibiler” diye nitelediÄŸi kedilerin her bir ırkının farklı özellikte olduÄŸunun altını çizen Sakınmaz, şöyle devam etti:
“Karakterleri yetiÅŸtirilme tarzlarına, yetiÅŸtirildikleri yere, bulundukları eve göre ÅŸekilleniyor. Bazı kediler yaramaz, haylaz çocuklar gibi olabiliyor. Dünyanın en yaramaz ve haylazı Ankara ve Van kedileri. Çok enerjiktirler, oyun oynama çabası, insanın peÅŸinde bir gölge gibi dolaÅŸma çabasında bulunurlar. İnsan bazen boÄŸulacak gibi olabilir onların yaramazlığından.
En sakin olarak diyebileceÄŸim ırk İran kedileri. Mizaçları daha sakindir, çok fazla etrafta dolaÅŸmaz. İran kedileri, tüyleri çok uzun olduÄŸu için görsel olarak müthiÅŸ bir ırk. İnsan baktığında bir daha bakmak istiyor. O güzelliklerini bir kenarda oturarak geçiriyorlar.” diye konuÅŸtu.
Karakterlerine göre kedi seçimi
Sakınmaz, kedi sahiplenmek isteyenlerin kedilerin karakterlerine göre seçim yapması gerektiğini vurguladı.
ÖrneÄŸin çocuklu ailelerin sosyal ve insanlarla bir arada olmayı seven “British longhair, British shorthair” cinsi kedileri seçmelerini öneren Sakınmaz, sakin huylu oldukları için yaÅŸlı insanların ise İran kedisi, exotic shorthair cinsinden yana tercih kullanmalarının yerinde olacağını ifade etti. Sakınmaz, hareketli ve haylaz kedi isteyenlere ise Ankara ve Van kedisi önerdi.
“Hiçbir hayvan nankör deÄŸildir”
Sakınmaz, deyim ve ÅŸarkılara konu olan “kedilerin nankör” olduÄŸuna dair inanışın da doÄŸru olmadığını ifade etti.
Sevgiyle yaklaşılan her canlının sevgiyle karşılık verdiğinin altını çizen Sakınmaz, şöyle sürdürdü:
“Hiçbir hayvan nankör deÄŸildir. Annem çocukluÄŸundan bu yana kedi sahibi bir insan, ben de kedilerle büyüdüm. Biz bugüne kadar kedilerin bir nankörlüğünü görmedik. Bizi ısırmadılar, tırmalamadılar. Aynı köpekler gibi çok sadık hayvanlar. En önemlisi insanların hayvanlara yaklaşımları.”
Kalp ve damar sağlığı üzerinde olumlu etkileri var
Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi Hayvan Davranışları Ünitesi’nden AraÅŸtırma Görevlisi Celalettin Etkin Åžafak da kedilerin insan saÄŸlığı üzerine hem fizyolojik hem de psikolojik etkileri bulunduÄŸunu söyledi.
Kovid-19 salgını dönemindeki tedbirler sebebiyle eve kapanan insanların, sosyal hayatlarını ailenin bir üyesi olarak görülen ev hayvanlarıyla sürdürdüğünü anlatan Şafak, araştırmalara göre özellikle evde kedi beslemenin kalp ve damar sağlığı üzerine olumlu etkileri bulunduğunu belirtti.
Åžafak, çocukların 6 yaşına kadar bir kediyle büyümesinin sonraki hayatlarında alerjik reaksiyon geliÅŸtirme riskini oldukça düşürdüğünü ve onları psikolojik açıdan daha saÄŸlıklı hale getirdiÄŸini dile getirerek, “Aynı zamanda yapılan çalışmalarla kedi bakımını üstlenen çocuklarda daha sonraki hayatlarında sorumluluk duygusunun daha geliÅŸmiÅŸ olduÄŸu ortaya konmuÅŸ.” dedi.
Kedilerin de insanlardan beklentileri olduÄŸunu anlatan Åžafak, “Aslında köpeklerinkinden daha az olan bu beklentiler çevre zenginliÄŸiyle sınırlı. EÄŸer mama kabı sayısı ile kum kabı sayısını ve bunların doÄŸru yerleÅŸimini araÅŸtırıp bulursak, doÄŸru ırkı ya da doÄŸru yerden sahiplenmeyi yaparsak, ortak alanda mutlu bir kedi-insan iliÅŸkisini kurabiliriz.” diye konuÅŸtu.










