Söder’den Duran’a övgü: Gelecek vaat eden bir isim

Bavyera Başbakanı Markus Söder, CSU Parti Kongresi’nde Milbertshofen–Am Hart İlçe Meclisi adayı Serdar Duran’ı çalışkan, sorumluluk alan ve gelecek vadeden bir siyasetçi olarak tanımladı

CSU’lu genç siyasetçi, Milbertshofen–Am Hart İlçe Meclisi adayı ve Bayerisch-Türkisches Forum e.V. Başkan Yardımcısı Serdar Duran, 12–13 Aralık tarihlerinde Münih’te düzenlenen Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) Parti Kongresi’ne davet edildi. Kongre kapsamında Bavyera Eyalet Başbakanı Dr. Markus Söder, Duran hakkında yaptığı değerlendirmede, onun CSU içinde uzun süredir aktif olan, kendini yetiştirmiş bir parti üyesi olduğunu belirterek, CSU Akademisi mezunu olmasının ve genç kadrolara yönelik ASP NachwuchsAkademie programında yer almasının önemine dikkat çekti. Söder, Duran’ı toplumsal uyum, çalışma hayatı ve eğitim alanlarında hem mesleki hem de gönüllü katkılar sunan, çalışkan ve gelecek vaat eden bir isim olarak nitelendirdi. Ayrıca, Duran’ın kurucuları arasında yer aldığı Bayerisch-Türkisches Forum e.V. aracılığıyla farklı topluluklar arasında diyalog ve iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sunduğunu vurguladı.

İşgücü Anlaşması’nın 60. yılında anlamlı buluşma

Serdar Duran, Almanya ile Türkiye arasında imzalanan İşgücü Anlaşması’nın 60. yılı dolayısıyla Bavyera Eyalet Başbakanlığı’nda düzenlenen programa Bayerisch-Türkisches Forum adına katıldıklarını hatırlattı. Program kapsamında, Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli toplumun tarihsel katkılarını ve iki ülke arasındaki dostane ilişkileri temsilen, İstanbul’dan özel olarak getirilen bir porselen tabağın Bavyera Başbakanı Markus Söder’e takdim edildiğini belirten Duran, bu hediyenin yalnızca kültürel bir sembol olmadığını, aynı zamanda Bavyera ile Türkiye arasındaki köklü bağların, karşılıklı saygının ve ortak yaşam tecrübesinin anlamlı bir nişanesi olduğunu ifade etti. Bu buluşmanın, göçle başlayan bir hikâyenin 60 yıl içinde toplumsal uyum ve karşılıklı anlayış temelinde nasıl geliştiğini göstermesi açısından özel bir anlam taşıdığını da vurguladı.

CSU’da sahadan gelen bir isim

2011 yılından bu yana CSU üyesi olan Serdar Duran, parti içinde farklı kademelerde sorumluluk alarak uzmanlık, süreklilik ve sahadaki güven esasına dayalı bir siyasi profil oluşturdu. Siyaseti kısa vadeli çıkışlar yerine uzun soluklu bir sorumluluk alanı olarak tanımlayan Duran, 2013–2015 yılları arasında CSU Gençlik Kolları’nda ilk Türk kökenli yerel başkan olarak görev yaptı ve bu dönemde gençlerin siyasi katılımı ile toplumsal sorumluluk konularına odaklandı. 2015–2017 yılları arasında ise CSU Arbeitskreis’in kurucu başkanlığını ve Münih Bölge Başkanlığı görevlerini üstlendi.

Yerel siyasette de uzun süredir aktif olan Duran, 2014 ve 2020 yıllarında belediye meclisi adayı olarak seçmenlerin karşısına çıktı. 8 Mart 2026 tarihinde yapılacak yerel seçimlerde ise ilçe meclisi adayı olarak yeniden yarışmaya hazırlanıyor.

Akademik ve mesleki birikim

Serdar Duran, 2017–2018 yıllarında CSU Akademisi’nden mezun oldu. 2025–2026 döneminde CSU Parti Merkez Yönetimi’ne bağlı Savunma ve Dış Politika Çalışma Grubu Siyaset Akademisi programında yer alıyor. Ayrıca 2024 yılından bu yana CSU Parti Merkezine bağlı Kommission für Integration üyesi olarak görev yapıyor.

Mesleki yaşamında Bavyera kamu yönetimi mezunu bir kamu uzman memuru olarak çalışan Duran, aynı zamanda Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü mezunu. Çalışma hayatı, istihdam politikaları ve eğitimden işe geçiş süreçlerine dair uzmanlığını kamu yönetimindeki deneyimiyle birleştiriyor.

Sivil toplum ve aile yaşamı

Sivil toplum alanında Bayerisch-Türkisches Forum’un kurucuları arasında yer alan Serdar Duran, forum başkanı Prof. Dr. Kemal Orak’ın başkan yardımcılığı görevini yürütüyor. Forum, Bavyera ile Türkiye arasındaki kültürel, toplumsal ve ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesini hedefleyen bir diyalog platformu olarak faaliyet gösteriyor.

Evli ve iki kız çocuğu babası olan Serdar Duran, üçüncü kuşak Münihli. Baba tarafı İç Anadolu, anne tarafı Batı Anadolu kökenli olan Duran, bu çok katmanlı geçmişi Almanya’daki ortak yaşam kültürünün doğal bir parçası olarak gördüğünü belirtiyor ve siyaseti bir makam yarışı olarak değil, uzun vadeli bir sorumluluk alanı olarak tanımlıyor; sahada olmanın, dinlemenin ve güven inşa etmenin kendisi için belirleyici olduğunu vurguluyor.