Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) Genel Sekreteri Petteri Taalas, iklim değişikliği nedeniyle dünyanın sonunun gelmeyeceğini belirterek, fosil yakıt tüketimi sınırlandırılmadığı takdirde dünyanın karanlık bir gelecekle karşı karşıya kalacağını söyledi.
AA (Cenevre)
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) Genel Sekreteri Petteri Taalas, iklim değişikliği, bu durumun dünya genelinde neden olduğu krizler ve konuya ilişkin beklentilerle ilgili AA muhabirine çevrim içi değerlendirmelerde bulundu.
Küresel anlamda sıcak hava dalgalarının arttığına tanık olduklarını ve iklim deÄŸiÅŸikliÄŸinin baÅŸlangıcını yeniden deÄŸerlendirdiklerini kaydeden Taalas, “Sıcak hava dalgaları, su baskınları, kuraklık ve tropik fırtınalar gibi hava koÅŸullarındaki olumsuz eÄŸilim her halükarda 1960’lara kadar devam edecek.” dedi.
Taalas, iklim deÄŸiÅŸikliÄŸini azaltma konusundaki baÅŸarıya baÄŸlı olarak bu olumsuz eÄŸilimin (küresel sıcaklık artışı) aÅŸamalı olarak 1,5 veya 2 dereceye kadar düşürülebileceÄŸine iÅŸaret ederek, “Åžu anda 2,8 derece artışa doÄŸru gidiyoruz ve bu da gelecekte çok daha fazla sıcak hava dalgasına yol açacak. Artık geçen yüzyılın iklimine dönüş yok. Atmosfere o kadar karbondioksit salındı ki bu olumsuz durumla önümüzdeki binlerce yıl yüzleÅŸeceÄŸiz.” ifadelerini kullandı.
Arktik ve Akdeniz bölgelerinin küresel ortalamadan daha sıcak olduğuna dikkati çeken Taalas, özellikle Akdeniz bölgesinde küresel ortalamanın üzerinde kuraklığın yaşandığını vurguladı.
“Akdeniz bölgesinde bu olumsuz trend (yüksek sıcaklık) maalesef devam edecek.” diyen Taalas, bölgede bu yüzyılda daha fazla sıcak hava dalgalarının görüleceÄŸini dile getirdi.
“Avrupa’da sıcaklık nedeniyle can kayıplarının geçen yılla aynı olmasını bekliyorum”
Avrupa bölgesindeki nüfusun, sıcak hava dalgalarına karşı daha hassas olduÄŸunu ve kıtada bu yüzden kayıplar yaÅŸandığını anımsatan Taalas, Avrupa’da sıcak hava dalgası nedeniyle 2003’te 75 bin, 2010’da 55 bin ve geçen yaz 60 binden fazla kiÅŸinin yaÅŸamını yitirdiÄŸini, bu yılki can kayıplarının geçen yılla aynı oranlarda olmasını beklediÄŸini söyledi.
Taalas, iklim değişikliğiyle mücadele konusunda harekete geçilmeye başlandığını ve bunun iyi bir haber olduğunu vurgulayarak, güneş ve rüzgar enerjisi fiyatlarının fosil enerji fiyatlarının altına düştüğünü kaydetti.
Piyasada giderek daha fazla elektrikli araç görüldüğüne değinen Taalas, birçok ülkenin bu soruna dikkat ettiğini anlattı.
Taalas, enerji ve ulaşımdaki geçiÅŸin hızlandırılması halinde bu yüzyılın sonuna kadar Paris AnlaÅŸması’nın küresel sıcaklık artışını 1,5 derece ile sınırlandırma hedefine ulaÅŸma ÅŸansının dahi olduÄŸunu belirterek, ancak böyle bir durumun ÅŸu anda mümkün görünmediÄŸinin altını çizdi.
Buzullardaki erime ve deniz seviyesindeki yükselmenin binlerce yıl sürmesinin beklendiÄŸini ve deniz seviyesinin bir yılda yarım metre yükseleceÄŸinin tahmin edildiÄŸini aktaran Taalas, Antarktika’daki buzulların beklenenden daha hızlı erimesi halinde bu rakamın (deniz seviyesindeki yükselme) artabileceÄŸini vurguladı.
“Kenya’da enerjinin yüzde 93’ü yenilenebilir enerjiden kullanılıyor”
Taalas, Çin ve Hindistan’da sera gazı emisyonlarının arttığını ancak birçok Avrupa ülkesi, ABD, Japonya ve Singapur’da ise bu alanda düşüş yaÅŸandığını kaydederek, konuÅŸmasını şöyle sürdürdü:
“(Sera gazı emisyonlarının azalması) Afrika ülkelerinde de güzel ilerlemeler oluyor. ÖrneÄŸin; Kenya’da enerjinin yüzde 93’ü yenilenebilir enerjiden kullanılıyor, çoÄŸunlukla güneÅŸ, rüzgar ve hidroelektrik kullanılarak üretiliyor. Özellikle Çin, Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika gibi BRICS ülkelerinde Paris AnlaÅŸması’nın hedeflerine (küresel sıcaklık artışını 1,5 veya 2 derecede tutmak) ulaÅŸmak için ilerleme görmemiz lazım.”
İklim deÄŸiÅŸikliÄŸinin etkisiyle Afrika, Orta Asya ve Orta DoÄŸu ülkelerinden düzensiz göçmenlerin Avrupa’ya geldiÄŸini belirten Taalas, iklim göçü konusunda en büyük sorunun Afrika kıtasıyla ilgili olduÄŸunu dile getirdi.
Taalas, Afrika kıtasındaki nüfusun yüzyılın sonuna kadar 4 milyara kadar ulaşma ihtimaline işaret ederek, kıtanın kuzeyi ve güneyindeki iklim koşullarının daha da zorlaşacağını anlattı.
Genel Sekreter Taalas, şu ifadeleri kullandı:
“Afrika, açıkça mülteci potansiyelinin (iklim deÄŸiÅŸikliÄŸi nedeniyle) arttığı bir bölge. Bunu zaten görüyoruz. Akdeniz bölgesini aşıp Avrupa’ya gelmeye çalışan çok sayıda insan var. Ancak gelecekteki risk, açıkça çok daha büyük. Nüfus artışına da dikkat etmeliyiz. Bu da biyosferin refahıyla ilgili zorluklardan biri olacak. EÄŸer daha fazla nüfusa sahipseniz, daha fazla emisyona neden olma potansiyeli de yüksektir.”
“Medya, iklim deÄŸiÅŸikliÄŸiyle ilgili olumsuz haberleri yayımlamada çok istekli”
Afrika’dan kaç kiÅŸinin iklim göçmeni olacağıyla ilgili tahminde bulunmanın zor olduÄŸunu dile getiren Taalas, nüfusun artması ve iklim deÄŸiÅŸikliÄŸi sonucunda iklim göçü potansiyelinin arttığını bildirdi.
Taalas, iklim deÄŸiÅŸikliÄŸi konusunda karşılaÅŸtıkları zorluklardan birinin de medyanın tutumu olduÄŸuna deÄŸinerek, basının iklim deÄŸiÅŸikliÄŸiyle ilgili “korku dolu ve keskin hikayeleri” sevdiÄŸini belirtti.
“Ne zaman iklimle ilgili olumsuz bir durum olsa medya bunu yayınlama konusunda çok istekli oluyor. Bazen durum çok kötü olmasa da medyaya baktığınızda bu duyguya kapılıyorsunuz.” diyen Taalas, WMO olarak gerçekleri ortaya koymaktan mutluluk duyduklarını ve bunun ötesine gidemeyeceklerini söyledi.
Medyanın iklimle ilgili servis ettiği olumsuz haberlerin özellikle gençleri çok korkuttuğuna dikkati çeken Taalas, bunun gençlere haksızlık olduğunu ifade etti.
Taalas, “Her halükarda daha zorlu iklim koÅŸullarına doÄŸru gidiyoruz. İklim deÄŸiÅŸikliÄŸi, dünyanın sonunu getirmeyecek ancak fosil yakıt tüketimi sınırlandırılmazsa oldukça karanlık bir gelecekle karşılaÅŸabiliriz. Böylece dünyanın birçok yerinde yaÅŸam koÅŸulları ve ekonomik ÅŸartlar bugünden daha zor olur.” diye konuÅŸtu.










