Arda zoru başardı, medya sınıfta kaldı

SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, dünyanın en zorlu koşularından birini tamamlayan Arda Saatçi’yi kutladı. Karaahmetoğlu, Alman medyasının başarı haberlerinde göçmen kökeni görmezden gelirken, olumsuz olaylarda özellikle öne çıkarmasını “çifte standart” olarak değerlendirdi.

Macit Karaahmetoğlu, dünyanın en zorlu parkurlarından biri olarak kabul edilen Ölüm Vadisi’nden Santa Monica’ya uzanan 600 kilometrelik ultra maratonu tamamlayan Türk-Alman ekstrem sporcu Arda Saatçi için bir kutlama mesajı yayımladı. Karaahmetoğlu, genç sporcunun başarısının yalnızca sportif değil, aynı zamanda toplumsal açıdan da önemli bir örnek olduğunu belirtti.

SPD Federal Meclis Milletvekili Karaahmetoğlu, Arda Saatçi’nin gösterdiği performansın büyük bir azim ve kararlılık örneği olduğunu ifade ederek, “Eskişehirli bir ailenin evladı olan ve Almanya’da doğup büyüyen genç sporcu Arda Saatçi, 600 kilometrelik zorlu bir parkuru tamamlayarak göğsümüzü kabartmıştır. Kendisini bu tarihi başarısından dolayı yürekten kutluyor, başarısıyla gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum” dedi.

Medyadaki çifte standardı eleştirdi

Uzun yıllardır basın-medya hukukçuluğu da yapan Karaahmetoğlu, Arda Saatçi’nin Alman medyasında ele alınış biçimine sert eleştiriler yöneltti. Birçok yayın organında Saatçi’nin yalnızca “Alman sporcu” olarak tanıtıldığını belirten Karaahmetoğlu, bunun medyada uzun süredir devam eden çifte standardın bir göstergesi olduğunu söyledi.

Karaahmetoğlu, “Bir basın-medya hukukçusu olarak üzülerek gözlemliyorum ki; konu bir suç veya olumsuz bir olay olduğunda birçok medya organında failin kimliği ‘Türk-Alman’ veya ‘Türk’ olarak vurgulanıyor ve öne çıkarılıyor. Ancak söz konusu Arda Saatçi gibi büyük bir başarı, bir dünya rekoru veya pozitif bir temsiliyet olduğunda, bu kişilerin kökenleri bir anda unutuluyor, yok sayılıyor ve medyada sadece ‘Alman’ sıfatıyla yer alıyor” ifadelerini kullandı.

“Bu dil ayrımcılığı besliyor”

Medyada kullanılan dilin toplumsal algıyı doğrudan etkilediğini vurgulayan Karaahmetoğlu, yayıncılık anlayışının toplumsal barışa katkı sunması gerektiğini söyledi.

Göçmen kökenli gençlerin bu yaklaşım nedeniyle hayal kırıklığı yaşadığını belirten Karaahmetoğlu, sosyal medyada da çok sayıda kişinin bu çifte standarda dikkat çektiğini ifade etti.

Karaahmetoğlu açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:

“Unutulmamalıdır ki; başarıyı sahiplenirken kökenleri gizleyen, ancak olumsuz durumlarda farklı kimlik ve kökenleri ön plana çıkaran bu dil yalnızca ayrımcılığı beslemektedir. Umarım bu gelişme, medyanın bu yöndeki çifte standardını fark edip gelecekte düzeltmesine vesile olur. Ancak her şeye rağmen Arda Saatçi, azmi ve başarısıyla milyonlarca göçmen kökenli gencin ve ülkemizin gurur kaynağı olmuştur.”