Alman kimya endüstrisinde kriz derinleşiyor

Almanya ekonomisinin önemli sektörlerinden kimya ve ilaç endüstrisi, bahar aylarında kaydedilen kısmi toparlanmaya rağmen krizden çıkamadı.

Yaklaşık 1900 şirketi temsil eden Alman Kimya Sanayi Birliği (VCI), bu yılın ocak-mart dönemine ilişkin üretim ve satış rakamlarını içeren raporunu yayımladı.

Raporda, enerji, ham madde ve lojistik maliyetlerini artıran İran merkezli çatışmaların sektör üzerindeki baskıyı artırmaya devam ettiği belirtildi.

Kimya ve ilaç endüstrisinin üretiminin yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6 azaldığının bildirildiği raporda, sektörün satışlarının da yıllık bazda yüzde 5,4 gerilediği kaydedildi.

Raporda, ilaç sektörünün daha büyük zorluklara hazırlandığı ve kimya endüstrisinin ciddi bir mücadele verdiği belirtilerek, ilk çeyrekteki bazı durağan veya hafif olumlu verilerin kalıcı bir dönüm noktası olmadığı vurgulandı.

VCI’nın raporunda, Orta DoÄŸu’daki savaÅŸtan ÅŸirketlerin yaklaşık yüzde 80’inin olumsuz etkilendiÄŸi ifade edildi.

Özellikle küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) karşı karşıya olduğu durumun ciddiyetine vurgu yapılan raporda, sektördeki iflas oranlarının Kovid-19 salgını öncesi seviyenin yüzde 50 üzerinde seyrettiği aktarıldı.

Raporda, firmaların solvent, reçine ve plastik gibi ham maddelerde ciddi tedarik darboÄŸazı yaÅŸadığı, bazılarının ise teslimat yapamadıkları için “mücbir sebep” ilan ettiÄŸi belirtildi.

Çin’in devlet destekli aşırı üretim kapasitesine karşı korumacı politikalardan ziyade anti-damping gibi mevcut ticaret savunma araçlarının daha etkin kullanılması çaÄŸrısında bulunulan raporda, Alman hükümeti bürokrasiyi radikal ÅŸekilde azaltmaya davet edildi.

Berlin ve Brüksel’e radikal sanayi politikası çaÄŸrısı

VCI Genel Müdürü Wolfgang Große Entrup, konuya ilişkin düzenlenen basın toplantısında, ilaç sektörünün daha büyük zorluklara hazırlandığını ve kimya endüstrisinin ciddi bir mücadele verdiğini belirterek, ilk çeyrekteki bazı durağan veya hafif olumlu verilerin kalıcı bir dönüm noktası olmadığını vurguladı.

Entrup, sektörde yeni bir başlangıca dair hiçbir işaret görmediklerini belirterek, şunları kaydetti:

“YaÅŸanan durum, çatışmaların tırmanmasından korkan müşterilerin panik halinde yaptığı jeopolitik stoklama eÄŸiliminden ibarettir. Bu, kimya endüstrisinin bazı kısımlarına kısa vadede fayda saÄŸlayan panik kaynaklı geçici bir ara zirvedir. Acı gerçek ÅŸu ki, endüstrimiz kontrolsüz bürokrasi, yüksek maliyetler ve küresel çalkantıların yükü altında sürekli bir stres yaÅŸamaktadır. Hürmüz BoÄŸazı yeniden açıldığında bile, özellikle enerji arzında normale dönüş son derece gecikecektir. Çünkü sadece deniz taşımacılığı kesintiye uÄŸramadı, bazı üretim kapasiteleri de fiilen piyasadan silindi. Asyalı üreticiler pazara geri döndüğünde bizi kesinlikle çalkantılı zamanlar bekliyor.”

Jeopolitik krizlere müdahale edemeseler de iÅŸ ortamını iyileÅŸtirmenin kendi ellerinde olduÄŸunu söyleyen Entrup, Alman hükümeti ile Avrupa BirliÄŸi’ne (AB) sert uyarılarda bulundu.

Küçük adımlarla ilerleme politikasının artık yetersiz kaldığını vurgulayan Entrup, sözlerine şöyle devam etti:

“Berlin ve Brüksel acil önlemler almazsa Almanya küresel rekabet gücünü kaybetmeye devam edecektir. Åžu an ihtiyacımız olan ÅŸey güçlü bir liderlik, güvenilirlik ve net bir sanayi politikasıdır. Bu durum Çin ile iliÅŸkilerimiz için de geçerli. Çin’in devlet destekli muazzam kapasite artışı ve üretimi, Avrupa sanayisini giderek daha fazla baskı altına alıyor ve birçok sektörü sert vuruyor. Ancak toptan bir korumacılık ve yeni ticari engeller getirmek iyi bir çözüm deÄŸil. Önemli olan, Avrupa’nın küresel deÄŸer zincirlerini tehlikeye atmadan, rekabet çarpıklıklarını etkili bir ÅŸekilde sınırlayacak adil, kendinden emin bir Çin politikası izlemesidir. Mevcut ticaret savunma araçları ilk etapta hızlı ve etkin bir ÅŸekilde kullanılmalıdır.”