Almanya genelindeki sosyal hak kesintileri karşıtı eylemlerin Ulm ayağında yüzlerce kiÅŸi alanlara çıktı. ver.di’nin çaÄŸrısıyla düzenlenen yürüyüşe sendikalar, çok sayıda demokratik kitle örgütleri ve göçmen kurumlar destek verdi.
Merhaba (Ulm)
BirleÅŸik Hizmet Sendikası (ver.di) tarafından Ulm’da düzenlenen ve binin üzerinde kiÅŸinin katıldığı protesto gösterisi Weinhof Meydanı’nda baÅŸladı. SaÄŸlık, bakım hizmetleri, emeklilik, çalışma yaÅŸamı ve sosyal haklarda planlanan kesintilere karşı gerçekleÅŸtirilen yürüyüşte, sosyal devletin korunması ve kamu hizmetlerinin güçlendirilmesi talepleri öne çıktı.







Yaklaşık bir ay önce, 12 Haziran Cuma günü yine ver.di’nin çaÄŸrısıyla düzenlenen benzer eylemin ardından gerçekleÅŸtirilen yürüyüş, sosyal haklara yönelik saldırılara karşı tepkilerin sürdüğünü bir kez daha ortaya koydu.
Almanya Türkiyeli İşçiler Federasyonu (ATİF) bünyesinde faaliyet yürüten Tohum Kültür Merkezi de gösteri öncesinde yaptığı çaÄŸrıyla üyelerini ve tüm duyarlı kesimleri yürüyüşe davet etmiÅŸti. Tohum açıklamasında, “Sosyal hakların azaltılması hepimizi etkiliyor. Bugün yapılan kesintiler, yarın desteÄŸe ihtiyaç duyan insanların hizmetlerden mahrum kalmasına neden olacaktır. Bu yüzden dernek olarak birlik içinde olmalı ve varlığımızı göstermeliyiz. Her birimizin sesi ve katılımı önemlidir. Gelin, hep birlikte bu yürüyüşe katılalım ve güçlü bir dayanışma örneÄŸi sergileyelim” ifadelerine yer verilmiÅŸti.
Tohum korteji dikkat çekti
Tohum’un çaÄŸrısına yanıt veren üyeler, yürüyüşte kendi pankartlarının yanı sıra Tohum Kültür Merkezi, ATİF ve ver.di bayraklarıyla kortej oluÅŸturarak yer aldı. Yürüyüşe Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) üyesi Ulm Dostluk DerneÄŸi de destek verdi.
Kortej boyunca sağlık, emeklilik, bakım hizmetleri ve sosyal hakların korunmasını talep eden sloganlar atılırken, dayanışmanın güçlendirilmesi ve sosyal devletin tasfiye edilmesine karşı ortak mücadele çağrısı yapıldı.
Sosyal devletin tasfiyesine tepki
Yapılan konuşmalarda hükümetin sağlık, bakım, emeklilik ve sosyal güvenlik alanlarında planladığı tasarruf politikalarının toplumun geniş kesimlerini olumsuz etkileyeceği vurgulandı. Özellikle yasal sağlık sigortasında öngörülen düzenlemelerin sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştıracağı, hastanelerde çalışma koşullarını kötüleştireceği ve kamu hizmetlerini zayıflatacağı ifade edildi.
Konuşmacılar ayrıca sekiz saatlik iş gününün tartışmaya açılmasını, planlanan emeklilik reformlarını ve engellilerin toplumsal yaşama katılımını sınırlandırabilecek düzenlemeleri de sosyal devlete yönelik yeni saldırılar olarak değerlendirdi.
Mücadele sürecek
Katılımcılar, sosyal hakların korunması, kamu hizmetlerinin güçlendirilmesi ve sosyal devletin savunulması talepleriyle yürüyüşü tamamladı. Organizatörler, hak kayıplarına karşı ortak mücadelenin önümüzdeki dönemde de süreceğini belirterek, emek ve demokrasi güçlerini dayanışmayı büyütmeye çağırdı.
Gösteri, Almanya’nın birçok kentinde aynı gün gerçekleÅŸtirilen sosyal hak kesintileri karşıtı eylemlerin bir parçası olarak düzenlendi. Emek ve demokrasi güçleri, sosyal hakların korunmasının yalnızca çalışanların deÄŸil, toplumun tamamının ortak sorumluluÄŸu olduÄŸuna dikkat çekti.










