Almanya’nın Solingen kentinde 29 Mayıs 1993’te ırkçılar tarafından evleri kundaklanan ve çıkan yangında 5 aile bireyini yitiren Genç ailesinin acısı, geçen 29 yıla raÄŸmen dinmedi.
AA (Solingen)
4 ırkçı saldırganın kundakladığı evde iki kızını, iki torununu ve yeğenini kaybeden Mevlüde Genç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yanan evlerinin müze olarak korumak yerine yıkılmasına izin verdiği için pişman olduğunu söyledi.
Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya (KRV) BaÅŸbakanlığının, baÅŸarılı dernekleri ödüllendirmek için her yıl ismine madalya bastırdığı Mevlüde Genç, “Acı benim acım, ölene kadar devam edecek. Ancak iyi olalım, birbirimize sevgi, saygı gösterelim, birbirimizi incitmeyelim. Yerli yabancı demeyelim, biz bu ülkenin parçasıyız. Ben buraya geleli 50 sene oldu, buranın ekmeÄŸini yiyoruz. Birbirimize kardeÅŸ gözüyle bakalım, her zaman için iyi olalım. Biz bu ülkeye birer bavulla geldik, ev, ocak sahibi olduk yine dönemedik. DönemediÄŸimize göre birbirimize sevgi, saygı, hoÅŸgörü gösterelim. İyiliÄŸin açmadığı kapı olmaz, kötülükle zaman geçmez. Burada 3-4 milyon benim evlatlarım, kardeÅŸlerim var.” diye konuÅŸtu.
Her hafta yanan evlerini ziyaret ettiÄŸini aktaran Genç, “Çocuklarım orada emanetlerini verdikleri için orası benim için çok özel bir yer. Allah hepimize sabır versin aile olarak. Bu zor süreçte yanımda olan ve acılarımızı paylaÅŸan herkese teÅŸekkür ediyorum.” dedi.
Mevlüde Genç, en büyük piÅŸmanlığının yanan evlerinin yıkımına izin vermek olduÄŸunu belirterek, “O zamanlar arkamda desteÄŸim olmadı. Åžimdiki aklım olsa ben oradaki bir taşı bile kaldırtmazdım ama acımız büyüktü. Oraya gidip görmeyelim diye yıktırdık ama çok piÅŸmanım yıktırdığım için. Orası müze olarak kalsaydı çok daha iyi olurdu bizler ve insanlar için ama zaman geçti, yapacağımız bir ÅŸey yok. Okullarda birer saat zaman ayırsınlar ve bu olayları anlatsınlar gençlerimize. Yeni doÄŸan nesil bilmiyor neyin ne olduÄŸunu. Okullarda bu olayların dersini verirlerse çocuklarımız birbirlerine daha yakın davranır.” ifadelerini kullandı.
Aradan 29 yıl geçmesine rağmen acılarının dinmediğini anlatan Genç, şöyle devam etti:
“Hani kaset koyarsınız bitince baÅŸa sarar, onun gibi benim kalbimde de bir kaset var, bitiyor tekrar baÅŸa sarıyor. Aklımdan bir saniye bile çıkmıyor ama ne diyeyim, kader. Kaderin önüne bir ÅŸey geçmiyor. Kurban olduÄŸum Allah kimselere bu acıyı vermesin, bütün vatandaÅŸlarımıza da uzun ömür versin. Ben yandım, benim insanlarım da yanmasın. Birbirimize destek olalım, kucak açalım, acılarımızı paylaÅŸalım. Acı günümüzde de tatlı günümüzde de birbirimizin yanında olalım.”
Birlik ve beraberlik vurgusu
Baba DurmuÅŸ Genç de “Acılar zaten ölene kadar devam eder, onun sönmesinin imkanı yok ama ne yapalım kader böyleymiÅŸ. Kaderde çekilecek ÅŸeyler varmış, çektik, ne yapalım?” dedi.
Birlik ve beraberliÄŸin önemine vurgu yapan Genç, “Hep birlik ve beraberlik olursa bunlar hiçbir ÅŸey yapamazlar ama maalesef o kadar demeç verdik, yine de bir yığılma yok. Anıtın olduÄŸu yerde Almanlar bile bizden fazla oluyor. Ama biz kendimizi gösteremiyoruz. Program ve etkinliklerde hep beraber birlik olsak ama biz maalesef böyle duyarsızız.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
O geceyi anlattı
Irkçı saldırıda iki kızını, iki ablasını ve yeğenini kaybeden, 58 yaşındaki Kamil Genç de o gece yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Ertesi gün taksiye çıkacağım için o gece erken yattım. Bir ses duyduk ve eÅŸim dedi ki ‘Kamil kalk yanıyoruz.’ Sigortaları kapatmak aklıma geldi, aÅŸağıdan sigortaları kapatıp yukarı çıkana kadar ateÅŸ salona girmiÅŸti. Kızlarım ve kardeÅŸlerimin yanına bir daha geçme ÅŸansım olmadı o alev içerisinde. Bir de ahÅŸap olduÄŸundan dolayı içerisi artık tamamen yanmaya baÅŸlamıştı, yarım veya bir dakika içinde her tarafı ateÅŸ sarmıştı. Bizler dışarı çıkmıştık, itfaiye geldi. Rahmetli kızlarım arka binanın üçüncü katında uyurken vefat etti. İkisi benim kızımdı Hülya ve Saime, iki de kız kardeÅŸim Hatice ve Gülsüm. Gülsüm üçüncü kattan aÅŸağı atladığı an vefat etti, diÄŸerlerini görmedim. Bir de misafir olarak teyzemin kızı vardı o da vefat etti.”
“O günleri hayal ediyorsun, hatta dün gece rüyama girdi olaylar. İnsanı ister istemez etkiliyor. Allah kimsenin başına vermesin, çok zor, anlatılacak gibi deÄŸil.” diyen Kamil Genç, “Türk devletimiz devamlı bizimle temastalar, telefonlaşıyoruz. Annemi babamı arayıp ihtiyaçlarımızı soruyorlar. Alman devleti olsun, Türk devleti olsun bizi boÅŸ bırakmıyor.” ifadelerini kullandı.
Solingen’de 29 Mayıs Pazar günü düzenlenecek 29. anma törenine herkesi davet eden Genç, “Ne kadar çok olursak herkese birlik olduÄŸumuzu daha iyi göstermiÅŸ oluruz. Saat 16.00’da yanan evin önünde dua okunacak, 18.00’de belediyenin anıtına geçilip orada anma töreni yapılacak. Bu ırkçılık, dilerim sonlanır ama devletin içinde de Nazi partileri olduÄŸu müddetçe tahmin etmiyorum ki sonlansın. Ama biz ne kadar birlik olursak o kadar kuvvetli oluruz diyorum.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Solingen faciası
Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya eyaletindeki Solingen kentinde 29 Mayıs 1993’de Genç ailesinin Untere Werner Caddesi’ndeki evleri kundaklanmış, saldırıda Gürsün İnce (28), Hatice Genç (19), Gülüstan Öztürk (12), Hülya Genç (9) ve Saime Genç (5) hayatını kaybetmiÅŸti.
Yakalanan failler Markus Gartmann, Felix Köhnen, Christian Reher ve Christian Buchholz, hapis cezalarını çektikten sonra serbest bırakıldı. Kimlikleri gizli tutulan failler yaÅŸamlarını Almanya’da sürdürüyor.


Mevlüde Genç 











