Avrupa İslamofobi ile Mücadele TopluluÄŸu (CCIE), Avrupa’da 2024’te Müslüman karşıtı (İslamofobi) vakaların yüzde 80,03’ünün hükümet politikalarından kaynaklandığını belirtti.
Merkezi Belçika’nın baÅŸkenti Brüksel’de bulunan CCIE’nin, 2024 için hazırladığı “Avrupa’da İslamofobi” baÅŸlıklı raporu yayımlandı.
Raporda, Avrupa’daki Müslümanlara yönelik nefret söyleminin daha önce hiç bu kadar sıradanlaÅŸtırılmadığı vurgulanarak “İslamofobi kamusal müzakerenin merkezine yerleÅŸti ve alan kazanmaya devam eden aşırı saÄŸ tarafından besleniyor.” ifadesine yer verildi.
2024 boyunca Müslüman toplumların damgalanmasında artış yaşandığı kaydedilen raporda, nefret söylemlerinin sıradanlaştığı ve gözetim politikalarının sertleştiği belirtildi.
“Aşırı saÄŸ, hükümetlere kendi ajandasını dayatıyor”
Raporda, “Birçok Avrupa ülkesinde aşırı saÄŸ artık sadece medya dünyasında kendini tatmin etmiyor; hükümetlere kendi ajandasını dayatıyor, kamu politikalarını ÅŸekillendiriyor ve temel özgürlükleri doÄŸrudan tehdit eden ideolojik bir kaymaya yol açıyor.” deÄŸerlendirmesine yer verildi.
Resmi kurumların her yıl yayımladığı verilerin, Müslümanların yaÅŸadığı gerçeÄŸi yansıtmaktan uzak olduÄŸu vurgulanan raporda, CCIE’nin resmi kayıtlara yansımayan Müslüman karşıtlığına dair verileri düzenli olarak topladığının altı çizildi.
Raporda, Fransa’da 2023’te okullardaki abaya (uzun elbise) yasağının ardından 2024’te “uzun veya bol kıyafet” giydiÄŸi düşünülen genç kızlara yönelik ayrımcılık vakalarının arttığı ve camilere yönelik çok sayıda “İslamofobik saldırı” düzenlendiÄŸi aktarıldı.
Almanya’da aşırı saÄŸcı siyasetçiler tarafından yönetilen bölgelerde kamusal alanda başörtüsü konusundaki yasaların sertleÅŸtiÄŸi kaydedilen raporda, bunun da Müslüman kadınların iÅŸ imkanlarını sınırladığı ifade edildi.
Raporda, İtalya’da camilerin finansmanına yönelik kontrollerin artırıldığı, Avusturya’da ise 29 Eylül 2024’teki genel seçimlerde birinci sıraya yerleÅŸen aşırı saÄŸcı Avusturya Özgürlük Partisinin (FPÖ) Müslüman okullar üzerindeki denetimlerin sıkılaÅŸtırılmasını istediÄŸi belirtildi.
Avrupa ve ulusal düzeydeki kurumların, Müslüman karşıtlığını yalnızca saldırı ve ayrımcılıkla sınırlayarak devletlerin kamu politikalarının bu durumun yayılmasındaki sorumluluÄŸunu örtbas ettiÄŸine iÅŸaret edilen raporda, CCIE’ye kıta genelinden 2024’te bildirilen Müslüman karşıtı vakalarının yüzde 19,97’sinin “bireysel ırkçılık”, yüzde 80,03’ünün ise “hükümet politikalarında atılan adımlardan” kaynaklandığı vurgulandı.
CCIE verilerine göre, Avrupa’daki Müslüman karşıtı vakalarla ilgili CCIE’ye 2023’te 828 baÅŸvuru yapılırken bu sayı, 2024’te yüzde 25 artarak 1037’ye yükseldi.
Bu vakaların yüzde 59’u “ayrımcılık”, yüzde 17’si “provokasyon ve nefrete teÅŸvik”, yüzde 11’i “iftira”, yüzde 7’si “hakaret”, yüzde 6’sı ise “ÅŸiddet olayları” olarak kaydedildi.
Vakalarda mağdurların çoğunluğunu Fransız vatandaşları oluştururken, Belçika, Fas, Cezayir, Tunus ve İspanya vatandaşları da mağdurlar arasında yer aldı.
Müslüman karşıtı vakaların yüzde 76’sı maÄŸdurlar kadınlardan oluÅŸurken, başörtüsüne dayalı ayrımcılık nedeniyle CCIE’ye geçen yıl 402 baÅŸvuru yapıldı.










