Almanya’da yeni sansür tartışması

Hessen eyalet hükümetinin, İsrail’in varlığını reddeden veya devletin ortadan kaldırılmasını savunan ifadeleri suç kapsamına alma giriÅŸimi, Almanya’da ifade özgürlüğünün sınırları konusunda yeni tartışmalara neden oldu.

Almanya’nın Hessen eyaletinde Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) üyesi BaÅŸbakan Boris Rhein öncülüğünde hazırlanan yasa tasarısı Federal Konsey’e (Bundesrat) sunuldu. Tasarı, İsrail’in varlığını reddeden ya da İsrail devletinin ortadan kaldırılması çaÄŸrısında bulunan ifadelerin ceza kapsamına alınmasını öngörüyor.

Tasarıya göre söz konusu fiiller için beş yıla kadar hapis cezası verilebilecek.

Hukukçular ve insan hakları örgütlerinden eleştiri

Tasarı, insan hakları örgütleri ve bazı hukuk çevreleri tarafından eleştirildi.

Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Yahudi yaşamının ve Yahudilere yönelik güvenliğin korunmasının önemine vurgu yaparken, önerilen düzenlemenin ifade özgürlüğü üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Sol Parti’nin talebi üzerine Federal Meclis bünyesinde hazırlanan bir hukuk raporunda da tasarının anayasal açıdan sorunlu olabileceÄŸi belirtildi.

Raporda, İsrail’in varlığına iliÅŸkin deÄŸerlendirmelerin veya devletin ortadan kaldırılmasına yönelik çaÄŸrıların, Holokost’un inkârı gibi tarihsel gerçekliÄŸi tartışmasız kabul edilen konularla aynı hukuki kategoride deÄŸerlendirilemeyeceÄŸi ifade edildi. Bu tür açıklamaların ifade özgürlüğü kapsamında korunup korunamayacağı konusunda ciddi anayasal tartışmalar bulunduÄŸu kaydedildi.

“Anayasaya aykırı sembolik politika”

Sol Parti Milletvekili Luke Hoss, Alman basınına yaptığı açıklamada tasarıyı “açıkça anayasaya aykırı sembolik politika” olarak nitelendirdi.

Hoss, söz konusu girişimin antisemitizmle mücadeleye katkı sunmak yerine bu alandaki hukuki ve siyasi tartışmaları daha karmaşık hale getirebileceğini savundu.

Tartışmalı örnekler

Hessen eyalet hükümetinin hazırladığı taslakta, “Nehirden denize özgür Filistin” sloganı ile İsrail bayrağının çöp kutusunda gösterilmesi gibi eylem ve ifadeler de cezalandırılabilecek örnekler arasında yer alıyor.

Ancak bu örneklerin ifade özgürlüğü kapsamında mı yoksa nefret söylemi ya da kamu düzenini bozucu eylem olarak mı deÄŸerlendirilmesi gerektiÄŸi konusunda Almanya’da farklı görüşler bulunuyor.

Tasarı yasalaÅŸmadan önce Federal Konsey’de çoÄŸunluÄŸun desteÄŸini alması ve ardından Federal Meclis’teki yasama sürecinden geçmesi gerekiyor.