İtalya İçiÅŸleri Bakanı Matteo Piantedosi’nin göçmenleri, “artık yük” olarak tanımlaması, siyasi partilerden sivil topluma birçok kesimin tepkisini çekti.
AA (Roma)
Akdeniz’de dört sivil toplum kuruluÅŸunca (STK) kurtarılan göçmenler için İtalya’nın güvenli liman tahsis etmek yerine sadece iki gemideki göçmenleri “seçerek” ülkeye alması gündemdeki yerini korurken, Bakan Piantedosi’nin açıklaması tartışma yarattı.
Piantedosi’nin Milano’da katıldığı bir toplantıda, son çıkardıkları bakanlar kararnamesi doÄŸrultusunda, iki STK gemisinin güvertelerinden inmelerine izin verilmeyen göçmenlerle limandan ayrılması gerektiÄŸini ifade ederken, göçmenleri “artık yük” olarak tanımlaması farklı kesimlerden tepkilere yol açtı.
Ana muhalefetteki Demokratik Parti (PD) lideri Enrico Letta, “Kabul edilemez bir dil” diyerek, Piantedosi’nin sözlerine tepki gösterdi.
PD ayrıca Piantedosi’yi parlamentoya bilgi vermeye çağırdı.
Katolik Kilisesi’nin İtalya’daki en yetkili kurumlarından İtalya Episkoposlar Konferansı (CEI) BaÅŸkan Yardımcısı BaÅŸpiskopos Francesco Savino da, “Bazı kelimeleri duyduÄŸumda endiÅŸeleniyorum. Söylediklerimin sorumluluÄŸunu alıyorum. ‘Seçici kabul’ ifadesini duyduÄŸumda korkuyorum ve vicdanım rahatsız oluyor. Bu göçmenlerin bazılarının ‘artık yük’ olduÄŸunu duyduÄŸumda endiÅŸeleniyorum.” dedi.
Pek çok sosyal medya kullanıcısı da Piantedosi’nin sözlerinin “insanlık dışı” olduÄŸu yönünde yorumlar yaptı.
Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Giovanni Maria Flick de La Repubblica gazetesine verdiği demeçte, Piantedosi’nin göçmenleri kurtaran STK gemilerine yönelik izlediği stratejinin hem deniz hukukunu hem de İtalyan anayasasının ilgili maddelerini ihlal ettiğini savundu.
Piantedosi ise kendisine kullandığı ifadeler nedeniyle gösterilen tepkiler üzerine “kimseden insan hakları konusunda ders almayacağını” belirtti.
Öte yandan, İçiÅŸleri Bakanı’nın gelecek hafta içinde parlamentoya bilgi vereceÄŸi basına yansıdı.
Gemilerden inmesine izin verilmeyen göçmenlerden eylem
İçiÅŸleri Bakanı’nın bahsettiÄŸi Katanya Limanındaki iki STK gemisinden biri olan Humanity-1’de karaya çıkmasına izin verilmeyen 35 göçmenden birçoÄŸunun açlık grevi baÅŸlattığı bildirildi.
Humanity-1’ın baÄŸlı olduÄŸu Almanya merkezli SOS Humanity isimli STK de göçmenleri tahliye etmelerine engel olan İtalyan hükümetine karşı bugün yargı yoluna baÅŸvurdu. Humanity-1’den 144 göçmen kontroller sonucunda tahliye edilmiÅŸti.
Fransa merkezli Sınır Tanımayan Doktorlar’a (MSF) ait Geo Barents’te de tahliyelerine izin verilmeyen göçmenler gemiden “Bize yardım edin” yazılı dövizler açıp, “Yardım edin” ÅŸeklinde slogan atmıştı. Geo Barents’ten 358 göçmen tahliye edilmiÅŸti.
Avrupalı STK’ler, İtalya’nın uluslararası deniz hukukuna göre denizde kurtarılanların karaya çıkarılması gerektiÄŸini savunuyor.
DiÄŸer yandan, Akdeniz’de kurtardığı 234 göçmenle İtalya ve Malta’dan güvenli liman talep eden ancak bu çaÄŸrılarına yanıt alamadığı için açık denizde bekleyiÅŸi süren Sos Akdeniz isimli STK’nin Ocean Viking gemisine Fransa’dan olumlu yanıt geldi. Fransa, kısa süre önce bu gemideki göçmenlerin bazılarını alacağı sinyalini vermiÅŸti.
Akdeniz’deki göç sorunu
Akdeniz’in İtalya, Malta ile Libya arasında kalan bölgesi, son yıllarda Afrika’dan Avrupa’ya geçiÅŸte sık kullanılan göç rotalarından biri olarak öne çıkıyor.
Deniz ve hava koşullarının iyi seyrettiği günlerde söz konusu güzergahta göç hareketliliği yoğunlaşıyor.
Denizde yardım çaÄŸrısı yapan göçmenleri, Avrupalı devletler yerine genellikle Avrupa menÅŸeli STK’ler kurtarıyor.
Akdeniz’i geçebilen ya da kurtarılan göçmenlerin Avrupa’da ilk ayak bastıkları yer, genellikle İtalya oluyor. İtalya’nın göçmenleri kurtaran STK gemilerine limanlarını açmaması uluslararası boyutta tartışmalara neden oluyor.
Aşırı yüklü teknelerin alabora olması ya da yolculukta açlık ve susuzluk yüzünden her yıl çok sayıda göçmen, Akdeniz’i geçmeye çalışırken hayatını kaybediyor.








